isyanateşiyiz62
05-01-2007, 07:13 AM
Maraş olaylarındaki sis perdesi aralandı. Olay MİT projesi
BÜLENT ECEVİT'İN ÖZEL ARŞİVİNDEN ÇIKAN BİR RAPORDA TEK TEK İSİMLERE YER VERİLEREK BU İDDİADA BULUNULUYOR: ÜÇ GÜNLÜK VAHŞETİN KRONOLOJİSİ
■ 16 Aralık 1978: Çiçek Sineması'nda, ülkücülerin gözde filmi 'Güneş Ne Zaman Doğacak' gösterimdeydi. Film arasında sinemaya bir ses bombası atıldı. Sonradan adının Ökkeş Kendir (Şendiller) olduğu anlaşılacak olan genç, telefonla gazetelere, "Komünistler sinemayı bombaladı" haberini verdi. Olaylar için ilk fitildi.
■ 20 Aralık'ta, sol görüşlü iki öğretmen akşam okullarından döndükleri sırada yol ortasında vurularak öldürüldü.
■ 21 Aralık'ta solcular ve Alevilerden oluşan büyük bir kalabalık cenazeleri almak üzere devlet hastanesi önünde toplandı. Bu sırada şehrin başka bir noktasında da sağcılar ve özellikle Sünni halk toplandı. Günlerden cumaydı.
■ Cenazeleri alan sol görüşlü ve Alevi kitle, kentin merkezine doğru ilerlerken, diğer grup tarafından taşlanmaya başlandı. Hedef, cenazeleri Ulu Cami'ye sokmamaktı.
■ Atılan taşların yanı sıra sopalı saldırı da başladı, silah sesleri duyuldu; cenazeler omuzlardan düşerek yerde kaldı. Polis de kalabalığı dağıtmak için havaya ateş açtı.
■ Olaylar 22 Aralık'ta da devam etti. Kargaşada, solcuların ateşi ile üç sağcı öldü; bu haber ortalığı daha da karıştırdı.
■ 23 Aralık'ta Alevi mahallerinin etrafı sarılmış; maskeli ve silahlı bir grup mahalleye saldırıya geçmişti.
■ Katliam üç gün sürdü, asker yoktu; ancak üç gün sonra asker devreye girdi.
MARAŞ OLAYLARINI MİT ORGANİZE ETTİ
■ Maraş'ta olaylar 19 Aralık 1978'de başladı
■ Resmi rakamlara göre 111 kişi öldü
■ İddialara göre ise rakam 200'ün üzerinde
■ Asker üç gün olaylara müdahale etmedi
■ Olayların ardından 13 ilde sıkıyönetim ilan edildi
■ Olaylar tarihe Alevi-Sünni çatışması olarak geçti
■ 12 Eylül darbesi yolunda önemli bir adım kabul edilir
Ankara'daki ABD Büyükelçiliği İkinci Kâtibi Alexander Pack, kanlı olayların başlangıç tarihi olan ve resmi rakamlara göre 111 kişinin öldüğü, yüzlerce kişinin de yaralandığı 19 Aralık 1978'den kısa bir süre önce Kahramanmaraş'taydı. Yine benzeri bir senaryonun ortaya konduğu, onlarca kişinin öldüğü, yüzlerce Alevi'nin kenti terk ettiği 28 Mayıs 1980'den önce de Çorum'da. Hatta Malatya ve Amasya'yı da ziyaret etmişti. Tercümanıyla birlikte ziyaret edip görüştüğü kişilere yönlendirdiği sorular ise aynıydı: "Bu ilde Sünni-Alevi çatışması çıkar mı? İran tipi, dine dayalı bir siyasi irtica olasılığı nedir?" Bu soruları yönlendirdiği kişilerden biri de dönemin AP Çorum İl Başkanı Ali Ayhan Çetin: "Bana, 'İran'da siyasi atlama yapıp, İran'ı kaybettik. Türkiye'yi kaybetmek istemiyoruz' anlamında görüşlerini belirtti" diyor. Görüştüğü diğer isim Çorum olaylarında saldırılara maruz kalan Sadık Eral ise şunları söylüyor: "Bu dönemde gittiği her yerde olaylar çıkmasıyla bilinen Pack denilen kişinin CIA ajanı olduğu biliniyor. Kahramanmaraş, Malatya, Çorum ve Amasya'da da görüşmeler yaptığı, bu görüşmelerinde de gerek MHP'den gerek CHP'den gerek AP'den, değişik insanlarla temasta bulundu. Bu insanlara da genellikle Çorum'daki gelişmelerin bir sağ-sol ekseninde mi, yoksa bir Alevi-Sünni ekseninde mi olacağını sordu, bu konudaki tahminlerini aldı. Çorum'da uzun süre kalmıştı." Pack, Çorum olaylarından kısa bir süre sonra sessiz sedasız Türkiye'yi terk etti.
Bu bilgiler Mehmet Ali Birand, Hikmet Bila ve Rıdvan Akar'ın kaleme aldığı, "12 Eylül. Türkiye'nin Miladı" adlı kitapta yer alıyor. ABD Büyükelçiliği İkinci Kâtibi Alexander Pack, o dönemde bu illeri neden ziyaret edip ilginç sorular yöneltmişti? Amacı neydi? Bunun gibi daha pek çok soru Çorum'un yanı sıra Maraş olayları için de geçerli. Çünkü bu olayların üzerinden yaklaşık 28 yıl geçmesine karşın hâlâ pek çok soruya yanıt bulanamıyor. Bunlardan biri de, Bülent Ecevit'in arşivinden çıkan 3 Ocak 1979 tarihli bir rapor ya da 'özel not'.
Başbakanlığı döneminde Bülent Ecevit'e gönderilen 3 Ocak 1979 tarihli bir rapor ya da özel not, Maraş olaylarını MİT'ten bazı isimlerin organize ettiğini ileri sürüyor. Bülent Ecevit'in üzerine düştüğü, "Ekli bilgi çok ciddi bir kaynaktan verilmiştir. Değerlendirilmesinde yarar vardır. B.E." notu ve raporda yer alan bilgiler oldukça ilginç ve düşündürücü.
Bu isimler organize etti
Dokuz madde ve sonuç bölümünden oluşan raporun en ilgi çekici bölümü, "(...) vuku bulan büyük olayların (Malatya, Sivas ve Kahramanmaraş) çıkacağına dair bir-iki ay evvelinden haber verilmediğinden (...)". Diğer bölüm ise "(...) yeni vuku bulan Kahramanmaraş olayı, Türkeş ve Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Yusuf Ö. başta olmak üzere, MİT'ten Şahap H., Ali K., Mehmet K., Avukat Metin E., Nart K.'nın müşterek planlamaları ile çıkarılmıştır." Bugüne kadar, özellikle Maraş ve Çorum olaylarında MİT'in parmağı olduğuna dair iddialar ortaya atılıyordu. Ancak ilk kez açık açık isimlere yer veriliyor. Biz de soyadları bizde saklı kalmak üzere isimlerini yayımlıyoruz.
Olaylardan yaklaşık 28 yıl sonra gün ışığına çıkan bu isimleri içeren rapora Rıdvar Akar ve Can Dündar ulaştı. Bu ve benzeri birçok bilginin yer alacağı kitap ise önümüzdeki günlerde İnce Yayınları'ndan çıkacak. Dündar, konuya ilişkin şunları söylüyor: "Ecevit'in ölümünden önce evindeki arşivinde, izni ile araştırma yaptık. Arşivde gerçekten önem taşıyan tutanakların, raporların bulunduğunu gördük. Maraş'a ilişkin olan, bu önemli belgelerden bir tanesiydi. Anlaşılan o ki MİT içinde, Bülent Ecevit başbakanlığa geldiği zaman bilgi aktaran bazı çevreler vardı. Ve bunların ciddi haber kaynaklarının olduğu da Ecevit'in üzerlerine düştüğü notlardan anlaşılıyor; şu an sizde olan da bu belgelerden biri. Bu bir ihbar mektubu, o nedenle ihtiyatla yaklaşmak gerekir ama hem resmi görevli bir istihbaratçıdan gelmiş olması hem dönemin başbakanının ciddiye alıp ilgilenilmesi gerektiğini düşünmesi bizim için önemli ve anlamlı kılıyor. Ecevit, bu belgeye ilişkin değil ama genel olarak; 'Biz iktidarımız süresince bunların üzerine gitmeyi çok istedik ama başta yeterince güçlü değildik, geldiğimizde de yeterince zaman yoktu' diyordu."
Ecevit'in özel arşivine giren diğer bir isim Rıdvan Akar ise şöyle bir yorumda bulunuyor: "Ecevit'in başbakan olduğu döneme ilişkin, MİT'le ilgili iki farklı rapor bulunuyordu. İçerik olarak bakıldığında; teşkilat içinde kendilerini sosyal demokrat ya da Atatürkçü olarak nitelendiren MİT elemanları tarafından Sayın Ecevit'e hazırlanmış. Sizdeki raporda ise bir istihbaratçı, teşkilattaki MHP ve AP'li kadrolaşma ile ilgili tek tek isim vererek adeta ihbar ediyor. Ancak bana göre asıl önemli olan şu; Maraş olayları ile ilgili çok önemli bir meseleden söz ediliyor; ancak Bülent Ecevit, konuya ilişkin bir tasarrufta bulunmamış, soruşturma açmamış, ihbar kabul etmemiş. Raporun üzerinde Ecevit'in 'ciddi bir kaynaktan verilmiştir' notu var. Maraş, Türkiye'yi darbeye götüren en önemli taşlardan biridir. Sonuçta olaylara üç gün süreyle asker müdahale etmemiştir. Bu soruyu yönelttiğimiz Kenan Evren, 'Yeterli gücümüz yoktu' diyor. O dönemde Türkiye'nin askeri gücü 500 bindi. Alexander Pack olayı da çok ilginç. Özellikle kitle katliamlarının olduğu yerlerde dolaşması ilgi çekici. Pack'in, 1970'lerin Anadolu coğrafyasında il siyasilerine gidip buralarda Alevi-Sünni çatışmasının olup olmayacağını sorması ve ardından söz konusu yerlerde Alevi-Sünni adı altında olaylar yaşanması araştırmaya son derece değerdir. Yaptığı görüşmelerde, 'Biz İran'ı kaptırdık ancak Türkiye'yi kaptırmayacağız' demiştir.
Bu, ABD'nin İran müttefikini kaybettikten sonra Türkiye'ye ilişkin önlemler aldığı anlamına gelmektedir. Askeri darbeden hemen sonra Başkan Carter'in kulağına fısıldanan 'Bizim çocuklar yaptı' cümlesi ile. Pack'in soruları arasındaki bağlantı araştırılmalıdır. Pack'in Türkiye'den ayrıldıktan sonra ABD'de de hangi kurumlarda çalıştığının ortaya konulması bile çok önemlidir."
* * *
GAZETECİ RIDVAR AKAR VE CAN DÜNDAR'IN, ECEVİT'İN ÖZEL ARŞİVİNDEN ULAŞTIĞI RAPOR:
"Ciddi bir kaynaktan gönderilmiştir. B.E."
3 Ocak 1979 tarihli bu rapor ya da bilgi notunun üzerinde, dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'in kendi el yazısıyla, "Ekli bilgi çok önemli bir kaynaktan verilmiştir. Değerlendirilmesinde yarar vardır. B.E." ibaresi yer alıyor. Rıdvan Akar ve Can Dündar'ın, vefatından önce izniyle, Bülent Ecevit'in arşivinde elde ettikleri bu 'özel notu' aynen yayımlıyoruz. Yani imla hatalarını ya da tashihlerini düzeltmeden. Sadece anlaşılmayan bazı kelimelerin doğrusuna parantez içerisinde yer vererek:
BÜLENT ECEVİT'İN ÖZEL ARŞİVİNDEN ÇIKAN BİR RAPORDA TEK TEK İSİMLERE YER VERİLEREK BU İDDİADA BULUNULUYOR: ÜÇ GÜNLÜK VAHŞETİN KRONOLOJİSİ
■ 16 Aralık 1978: Çiçek Sineması'nda, ülkücülerin gözde filmi 'Güneş Ne Zaman Doğacak' gösterimdeydi. Film arasında sinemaya bir ses bombası atıldı. Sonradan adının Ökkeş Kendir (Şendiller) olduğu anlaşılacak olan genç, telefonla gazetelere, "Komünistler sinemayı bombaladı" haberini verdi. Olaylar için ilk fitildi.
■ 20 Aralık'ta, sol görüşlü iki öğretmen akşam okullarından döndükleri sırada yol ortasında vurularak öldürüldü.
■ 21 Aralık'ta solcular ve Alevilerden oluşan büyük bir kalabalık cenazeleri almak üzere devlet hastanesi önünde toplandı. Bu sırada şehrin başka bir noktasında da sağcılar ve özellikle Sünni halk toplandı. Günlerden cumaydı.
■ Cenazeleri alan sol görüşlü ve Alevi kitle, kentin merkezine doğru ilerlerken, diğer grup tarafından taşlanmaya başlandı. Hedef, cenazeleri Ulu Cami'ye sokmamaktı.
■ Atılan taşların yanı sıra sopalı saldırı da başladı, silah sesleri duyuldu; cenazeler omuzlardan düşerek yerde kaldı. Polis de kalabalığı dağıtmak için havaya ateş açtı.
■ Olaylar 22 Aralık'ta da devam etti. Kargaşada, solcuların ateşi ile üç sağcı öldü; bu haber ortalığı daha da karıştırdı.
■ 23 Aralık'ta Alevi mahallerinin etrafı sarılmış; maskeli ve silahlı bir grup mahalleye saldırıya geçmişti.
■ Katliam üç gün sürdü, asker yoktu; ancak üç gün sonra asker devreye girdi.
MARAŞ OLAYLARINI MİT ORGANİZE ETTİ
■ Maraş'ta olaylar 19 Aralık 1978'de başladı
■ Resmi rakamlara göre 111 kişi öldü
■ İddialara göre ise rakam 200'ün üzerinde
■ Asker üç gün olaylara müdahale etmedi
■ Olayların ardından 13 ilde sıkıyönetim ilan edildi
■ Olaylar tarihe Alevi-Sünni çatışması olarak geçti
■ 12 Eylül darbesi yolunda önemli bir adım kabul edilir
Ankara'daki ABD Büyükelçiliği İkinci Kâtibi Alexander Pack, kanlı olayların başlangıç tarihi olan ve resmi rakamlara göre 111 kişinin öldüğü, yüzlerce kişinin de yaralandığı 19 Aralık 1978'den kısa bir süre önce Kahramanmaraş'taydı. Yine benzeri bir senaryonun ortaya konduğu, onlarca kişinin öldüğü, yüzlerce Alevi'nin kenti terk ettiği 28 Mayıs 1980'den önce de Çorum'da. Hatta Malatya ve Amasya'yı da ziyaret etmişti. Tercümanıyla birlikte ziyaret edip görüştüğü kişilere yönlendirdiği sorular ise aynıydı: "Bu ilde Sünni-Alevi çatışması çıkar mı? İran tipi, dine dayalı bir siyasi irtica olasılığı nedir?" Bu soruları yönlendirdiği kişilerden biri de dönemin AP Çorum İl Başkanı Ali Ayhan Çetin: "Bana, 'İran'da siyasi atlama yapıp, İran'ı kaybettik. Türkiye'yi kaybetmek istemiyoruz' anlamında görüşlerini belirtti" diyor. Görüştüğü diğer isim Çorum olaylarında saldırılara maruz kalan Sadık Eral ise şunları söylüyor: "Bu dönemde gittiği her yerde olaylar çıkmasıyla bilinen Pack denilen kişinin CIA ajanı olduğu biliniyor. Kahramanmaraş, Malatya, Çorum ve Amasya'da da görüşmeler yaptığı, bu görüşmelerinde de gerek MHP'den gerek CHP'den gerek AP'den, değişik insanlarla temasta bulundu. Bu insanlara da genellikle Çorum'daki gelişmelerin bir sağ-sol ekseninde mi, yoksa bir Alevi-Sünni ekseninde mi olacağını sordu, bu konudaki tahminlerini aldı. Çorum'da uzun süre kalmıştı." Pack, Çorum olaylarından kısa bir süre sonra sessiz sedasız Türkiye'yi terk etti.
Bu bilgiler Mehmet Ali Birand, Hikmet Bila ve Rıdvan Akar'ın kaleme aldığı, "12 Eylül. Türkiye'nin Miladı" adlı kitapta yer alıyor. ABD Büyükelçiliği İkinci Kâtibi Alexander Pack, o dönemde bu illeri neden ziyaret edip ilginç sorular yöneltmişti? Amacı neydi? Bunun gibi daha pek çok soru Çorum'un yanı sıra Maraş olayları için de geçerli. Çünkü bu olayların üzerinden yaklaşık 28 yıl geçmesine karşın hâlâ pek çok soruya yanıt bulanamıyor. Bunlardan biri de, Bülent Ecevit'in arşivinden çıkan 3 Ocak 1979 tarihli bir rapor ya da 'özel not'.
Başbakanlığı döneminde Bülent Ecevit'e gönderilen 3 Ocak 1979 tarihli bir rapor ya da özel not, Maraş olaylarını MİT'ten bazı isimlerin organize ettiğini ileri sürüyor. Bülent Ecevit'in üzerine düştüğü, "Ekli bilgi çok ciddi bir kaynaktan verilmiştir. Değerlendirilmesinde yarar vardır. B.E." notu ve raporda yer alan bilgiler oldukça ilginç ve düşündürücü.
Bu isimler organize etti
Dokuz madde ve sonuç bölümünden oluşan raporun en ilgi çekici bölümü, "(...) vuku bulan büyük olayların (Malatya, Sivas ve Kahramanmaraş) çıkacağına dair bir-iki ay evvelinden haber verilmediğinden (...)". Diğer bölüm ise "(...) yeni vuku bulan Kahramanmaraş olayı, Türkeş ve Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Yusuf Ö. başta olmak üzere, MİT'ten Şahap H., Ali K., Mehmet K., Avukat Metin E., Nart K.'nın müşterek planlamaları ile çıkarılmıştır." Bugüne kadar, özellikle Maraş ve Çorum olaylarında MİT'in parmağı olduğuna dair iddialar ortaya atılıyordu. Ancak ilk kez açık açık isimlere yer veriliyor. Biz de soyadları bizde saklı kalmak üzere isimlerini yayımlıyoruz.
Olaylardan yaklaşık 28 yıl sonra gün ışığına çıkan bu isimleri içeren rapora Rıdvar Akar ve Can Dündar ulaştı. Bu ve benzeri birçok bilginin yer alacağı kitap ise önümüzdeki günlerde İnce Yayınları'ndan çıkacak. Dündar, konuya ilişkin şunları söylüyor: "Ecevit'in ölümünden önce evindeki arşivinde, izni ile araştırma yaptık. Arşivde gerçekten önem taşıyan tutanakların, raporların bulunduğunu gördük. Maraş'a ilişkin olan, bu önemli belgelerden bir tanesiydi. Anlaşılan o ki MİT içinde, Bülent Ecevit başbakanlığa geldiği zaman bilgi aktaran bazı çevreler vardı. Ve bunların ciddi haber kaynaklarının olduğu da Ecevit'in üzerlerine düştüğü notlardan anlaşılıyor; şu an sizde olan da bu belgelerden biri. Bu bir ihbar mektubu, o nedenle ihtiyatla yaklaşmak gerekir ama hem resmi görevli bir istihbaratçıdan gelmiş olması hem dönemin başbakanının ciddiye alıp ilgilenilmesi gerektiğini düşünmesi bizim için önemli ve anlamlı kılıyor. Ecevit, bu belgeye ilişkin değil ama genel olarak; 'Biz iktidarımız süresince bunların üzerine gitmeyi çok istedik ama başta yeterince güçlü değildik, geldiğimizde de yeterince zaman yoktu' diyordu."
Ecevit'in özel arşivine giren diğer bir isim Rıdvan Akar ise şöyle bir yorumda bulunuyor: "Ecevit'in başbakan olduğu döneme ilişkin, MİT'le ilgili iki farklı rapor bulunuyordu. İçerik olarak bakıldığında; teşkilat içinde kendilerini sosyal demokrat ya da Atatürkçü olarak nitelendiren MİT elemanları tarafından Sayın Ecevit'e hazırlanmış. Sizdeki raporda ise bir istihbaratçı, teşkilattaki MHP ve AP'li kadrolaşma ile ilgili tek tek isim vererek adeta ihbar ediyor. Ancak bana göre asıl önemli olan şu; Maraş olayları ile ilgili çok önemli bir meseleden söz ediliyor; ancak Bülent Ecevit, konuya ilişkin bir tasarrufta bulunmamış, soruşturma açmamış, ihbar kabul etmemiş. Raporun üzerinde Ecevit'in 'ciddi bir kaynaktan verilmiştir' notu var. Maraş, Türkiye'yi darbeye götüren en önemli taşlardan biridir. Sonuçta olaylara üç gün süreyle asker müdahale etmemiştir. Bu soruyu yönelttiğimiz Kenan Evren, 'Yeterli gücümüz yoktu' diyor. O dönemde Türkiye'nin askeri gücü 500 bindi. Alexander Pack olayı da çok ilginç. Özellikle kitle katliamlarının olduğu yerlerde dolaşması ilgi çekici. Pack'in, 1970'lerin Anadolu coğrafyasında il siyasilerine gidip buralarda Alevi-Sünni çatışmasının olup olmayacağını sorması ve ardından söz konusu yerlerde Alevi-Sünni adı altında olaylar yaşanması araştırmaya son derece değerdir. Yaptığı görüşmelerde, 'Biz İran'ı kaptırdık ancak Türkiye'yi kaptırmayacağız' demiştir.
Bu, ABD'nin İran müttefikini kaybettikten sonra Türkiye'ye ilişkin önlemler aldığı anlamına gelmektedir. Askeri darbeden hemen sonra Başkan Carter'in kulağına fısıldanan 'Bizim çocuklar yaptı' cümlesi ile. Pack'in soruları arasındaki bağlantı araştırılmalıdır. Pack'in Türkiye'den ayrıldıktan sonra ABD'de de hangi kurumlarda çalıştığının ortaya konulması bile çok önemlidir."
* * *
GAZETECİ RIDVAR AKAR VE CAN DÜNDAR'IN, ECEVİT'İN ÖZEL ARŞİVİNDEN ULAŞTIĞI RAPOR:
"Ciddi bir kaynaktan gönderilmiştir. B.E."
3 Ocak 1979 tarihli bu rapor ya da bilgi notunun üzerinde, dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'in kendi el yazısıyla, "Ekli bilgi çok önemli bir kaynaktan verilmiştir. Değerlendirilmesinde yarar vardır. B.E." ibaresi yer alıyor. Rıdvan Akar ve Can Dündar'ın, vefatından önce izniyle, Bülent Ecevit'in arşivinde elde ettikleri bu 'özel notu' aynen yayımlıyoruz. Yani imla hatalarını ya da tashihlerini düzeltmeden. Sadece anlaşılmayan bazı kelimelerin doğrusuna parantez içerisinde yer vererek: