:
Derviş Cemal Ocaği
Rojaazme
17-09-2006, 07:54 AM
DERVİŞ CEMAL - SEYİT CEMAL
Rivayetlere göre Derviş Cemal Efsanesi şöyledir:
Kışın en soğuk günlerinde, yokluk ve kıtlık dönemlerinde bile, sahip olduğu sürüyü en iyi şekilde besleyip, bu durumunu merak eden köylülerden biri, birgün Derviş Cemal'i takip eder, Derviş Cemal her zamanki gibi sürüsünü alıp yola çıkar.
Sürü meşe ormanlarına geldiğinde Derviş Cemal, elinde tuttuğu tarik* denilen ağaç parçası (başka bir deyişle asasıyla) ile kuru ağac dallarına dokunur. Tarikin her değdiği kuru meşe, taze süngüler ve yapraklar vermeye başlar.
Sürüdeki hayvanlar ise, bu yaprakları yemeye başlarlar. Bu sırada, Derviş Cemal'i takip etmekte olan köylü, olanları gördükten sonra köye geri dönerek, gördüklerini diğer köylülere anlatır. Akşam, Derviş Cemal evine döndüğünde, bütün köy halkı evine giderek elini öper ve onun sevgisini kazanır.
Hozat ilçe merkezine yakın Seyit Cemaller (Derviş Cemal) Köyü'ne adını vermiştir. Erzincan'ın Tercan ilçesinin otuz kilometre güneybatısındaki Bulmus Köyü'nde ve yine Erzincan Tercan'a bağlı Zorum Köyü'nde de Derviş Cemal Ocağı Dedeleri ve ziyaretler bulunur. Bir başka rivayete göre de, Derviş Cemal, Hacı Bektaş Dergahı'nda hizmet görmüş erenlerdendi. Hatta bu konuyu, Derviş Cemalli dedeler sürekli anlatırlar. Ali Kemali'nin verdiği bilgilere göre Şeyh Hasan koluna mensup aşiretler Derviş Cemal Ocağı talipleridir. (Bak Ali Kemali 1932: 185)
Yelizn
17-09-2006, 09:54 AM
Emeğine sağlık....
Rojaazme
17-11-2006, 11:36 AM
Emeğine sağlık.... ey vallah can sağolasın
şelpe
17-11-2006, 11:51 AM
sagol abi guzel bir payla$ImdI...
pirimunzur
17-11-2006, 11:19 PM
paylaşimin için sagol
Mustafa Kemal
17-11-2006, 11:22 PM
DERVİŞ CEMAL - SEYİT CEMAL
Rivayetlere göre Derviş Cemal Efsanesi şöyledir:
Kışın en soğuk günlerinde, yokluk ve kıtlık dönemlerinde bile, sahip olduğu sürüyü en iyi şekilde besleyip, bu durumunu merak eden köylülerden biri, birgün Derviş Cemal'i takip eder, Derviş Cemal her zamanki gibi sürüsünü alıp yola çıkar.
Sürü meşe ormanlarına geldiğinde Derviş Cemal, elinde tuttuğu tarik* denilen ağaç parçası (başka bir deyişle asasıyla) ile kuru ağac dallarına dokunur. Tarikin her değdiği kuru meşe, taze süngüler ve yapraklar vermeye başlar.
Sürüdeki hayvanlar ise, bu yaprakları yemeye başlarlar. Bu sırada, Derviş Cemal'i takip etmekte olan köylü, olanları gördükten sonra köye geri dönerek, gördüklerini diğer köylülere anlatır. Akşam, Derviş Cemal evine döndüğünde, bütün köy halkı evine giderek elini öper ve onun sevgisini kazanır.
Hozat ilçe merkezine yakın Seyit Cemaller (Derviş Cemal) Köyü'ne adını vermiştir. Erzincan'ın Tercan ilçesinin otuz kilometre güneybatısındaki Bulmus Köyü'nde ve yine Erzincan Tercan'a bağlı Zorum Köyü'nde de Derviş Cemal Ocağı Dedeleri ve ziyaretler bulunur. Bir başka rivayete göre de, Derviş Cemal, Hacı Bektaş Dergahı'nda hizmet görmüş erenlerdendi. Hatta bu konuyu, Derviş Cemalli dedeler sürekli anlatırlar. Ali Kemali'nin verdiği bilgilere göre Şeyh Hasan koluna mensup aşiretler Derviş Cemal Ocağı talipleridir. (Bak Ali Kemali 1932: 185)
Ne hikmetse Düzgün Baba'nın hayat hikayesini Derviş Cemal'de yaşamış:)
İlginç bir olay ise bu tür keramet gösteren insanlar sürekli aynı kerameti göstermiş olmasıdır.
yunusdmr
19-11-2006, 02:54 AM
emegine saglık can bir devrişcemalı olarak teşekkürettim
Duygu
19-11-2006, 02:57 AM
sağolasın rojaazme emeğine sağlık...
stalwart
19-11-2006, 06:40 AM
saol can, emeğine sağlık...
Rojaazme
19-11-2006, 12:41 PM
sizlerde sağolun candostlar .....
allah allah ey vallah...
Av.A.Guvercin
08-12-2006, 07:29 PM
DERVİŞ CEMAL - SEYİT CEMAL
Rivayetlere göre Derviş Cemal Efsanesi şöyledir:
Kışın en soğuk günlerinde, yokluk ve kıtlık dönemlerinde bile, sahip olduğu sürüyü en iyi şekilde besleyip, bu durumunu merak eden köylülerden biri, birgün Derviş Cemal'i takip eder, Derviş Cemal her zamanki gibi sürüsünü alıp yola çıkar.
Sürü meşe ormanlarına geldiğinde Derviş Cemal, elinde tuttuğu tarik* denilen ağaç parçası (başka bir deyişle asasıyla) ile kuru ağac dallarına dokunur. Tarikin her değdiği kuru meşe, taze süngüler ve yapraklar vermeye başlar.
Sürüdeki hayvanlar ise, bu yaprakları yemeye başlarlar. Bu sırada, Derviş Cemal'i takip etmekte olan köylü, olanları gördükten sonra köye geri dönerek, gördüklerini diğer köylülere anlatır. Akşam, Derviş Cemal evine döndüğünde, bütün köy halkı evine giderek elini öper ve onun sevgisini kazanır.
Hozat ilçe merkezine yakın Seyit Cemaller (Derviş Cemal) Köyü'ne adını vermiştir. Erzincan'ın Tercan ilçesinin otuz kilometre güneybatısındaki Bulmus Köyü'nde ve yine Erzincan Tercan'a bağlı Zorum Köyü'nde de Derviş Cemal Ocağı Dedeleri ve ziyaretler bulunur. Bir başka rivayete göre de, Derviş Cemal, Hacı Bektaş Dergahı'nda hizmet görmüş erenlerdendi. Hatta bu konuyu, Derviş Cemalli dedeler sürekli anlatırlar. Ali Kemali'nin verdiği bilgilere göre Şeyh Hasan koluna mensup aşiretler Derviş Cemal Ocağı talipleridir. (Bak Ali Kemali 1932: 185)
Sayin Roajazme
Oncelikle paylasimin icin tesekkur ederim.
Dervis Cemal Efsanesi dediniz.
Size oneririm ki bu efsane kelimesini degistirin.
Efsane daha cok gecmiste yasanmis yasanmasi mumkun olaylari abartili bir sekilde anlatan bir sanatla halkiin sozlu tarih gelenegidir.
Ancak Efsane ayni zamanda bir ovguyu de icerir. Abartili bir anlatim icerdigi icin birinden bir efsane diye soz etmek ona karsi yapilan ovguyu de anlatir suphesiz.
Sahsi kanaatim Dervis Cemal Dede nin bu anlamada bir ovguye ihtiyaci olmadigidir. O bu efsane denilen olayda anlatilan gercegin kahramani olan kisidir. O gercektir ve soylenenler yasanmistir. O bir gercegin ta kendisir. HUUUUUUUUUUUUUU gercegin Demine HUUUUUUU.
Efsane degildir cunku Dervis Cemal dede nin yasayan torunlari gunumizde aramizdadirlar.
Bu degerli paylasim hizmetini bize sunan degerli canimiz onun torunlarindandir. Daha baska epey torunu vardir mubaregin. Ancak kimler onun yolunu surer o dur aslinda onun torunu. Beden torunlarindan bahsetmiyorum.
Bu yasayan canli torunlar dervis cemal dedenin gercekliginin gercekligidir dolayisiyla efsane kelimesi bu guzellikleri sahibelendiren ACABA kelimesi ni icersinde barindiran bir kelimedir.
PIRIM DERVIS CEMAL HIMMET EYLESIN DE
ALEVILER ALEVILIGINE SAHIP CIKSINLAR
KENDI ICLERINDEKI HIZIR PASALARA KARSI
IC VE DIS TUM ALEVI DOSTU GORUNEN ALEVI DUSMANLARINA KARSI
GERCEK ALEVILER DAVALARINA SAHIP CIKSINLAR
ALEVILIGIN ICINI BOSALTMAK ISTEYENLERE KARSI SAVAS ACSINLAR
DESTUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUURIM
GERCEGE HUUUUUUUUUUUUUU
Deli-Dervis
09-01-2007, 02:09 PM
merhaba sevgili canlar..Derviş Cemal ile ilgili yazınızı ve yorumlanızı okudum! Pek doyurucu degıl ve bunun akebınde vasat ve hafıf kalmıs ve bu basıt ıfade Dervişcemallıları saldırılara maruz bırakır.Bunu aaradan kaldırmak ıcın ve ınsanlara daha guzel hızmet verebılmek adına daha saglıklı bır calısma yapmak dogru olacagı kanısındayım.Yinede emegınıze saglık daha sabıt verılere ulasarak konuyu ele almak sunulan kıtleyede kalıcı bırseyler olusturulmalıdır. Bunun ıcın sn. AV. Ali güvercin'e özellıkle saygılarımı sunuyorumtabıkı agacın kokunde fılızı bıterse erinde yerınde bır temsılcısı olsa gerek bu sebeble sorumlulugumuzu ele alarak elimizdeki kaynaklara dayalı olarak bıldıklerımızı ınsanlara sunmak bırıncı derecede gorevımız olsa gerek! malumunuz butun ocaklar Hac-ı bektasa baglı oldugunu ıfade eder ve onunla bırlıkte anılırlar.Bu duruma gore bızım basvuracagımız bırıncı kaynak Hac-ı bektası velı kaynakları olmalıdır!!! : Esat Korkmazın ele almıs oldugu Vilayetname (menakıb-ı Hac-ı Bektaş Veli) kıtabcıgının 146,147 sayfasında ıfade etmektedır.Dervişcemalıların tarıhsel surecını ogrenmek ıcın bu kaynaklardan arastırılarak yola cıkılmalıdır .Sevgılı canımızın yazmıs oldugu bolum sadece dersim hozat bolgesındekı bır surectır.evelıyatı degıldır!!!Bahsedılen noktadakı Keramet surecını gorenler koyluler degıl bızzat abısıdır şayet yanlış anlasılmassa ben soyle ele almak ıstıyorum : Seyit Cemal Sultan Hac-ı Bektas dergahından ayrıldıktan sonra hazreti pirin kendıne vasıyet ettıgı sekılde Afyon,Kutahya ve Eskısehır üçgenı arasında kalan Altıntas beldesının beldesının tokelcık koyune yerlesmıstır. Oglu asıldogan 14 yasına gırdıgınde Hakka yurumustur.Hz. pırınde de vılayetnamede ıfade ettıgı gıbı asıldogan seyit cemal sultanın vefatından sonra gelıbolu uzerınden akdenız ıllerıne gecmıstır.bundan sonrakı surec ıcerısınde herhangı bır belgeye rastlanmamaktadır cok cok sonraları Tunceli sagman ve Hozat yoresınde görülür.Bu ardaaki surec ıle ılgılı cesıtlı soylencelere ulastık fakat bunlar sabıt bır bılgı olmadıgı ııcn belge ıle elımıze ulasmadıgı ıcın bunu suan ıfade etmeyı uygun gormedık.Çunku amacımız saglıklı bılgılendırme hozatta yasayan Dervişcemal isimli zat Seyitcemal sultanın torunudur yanı surecte 2. seyit cemal ısmıdır.Seyıt cemal ve kardesı Duzgun Tunceli yoresıne yerlestıklerınde arkdasımızın yukarıda anlatmıs oldugu olay cereyan etmıstır.Zemheri ayında millet hayvanını otlatmaktan ac getırrken Seyit derviş nuri cemalettının kardesi Duzgun hayvanını tok olarak getırıyor.Bu durum abısının ve koylunun dıkkatını cekıyor...abısının tum ısrarların ragmen durumla ılgılı hıcbır bılgı vermıyor abısı merak ıtıbarı ıle kardesı duzgunun hayvan otlattıgı guzergaha ondan evvel gıdıp saklanarak kardesını gozetlemeye baslamıs Duzgun yııne aynı sekılde hayvanını cıkararak yola koyulmus meselık bır alana geldıgınde hangı agaca vuruyorsa cenab-ı hakkın hıkmetı ıle yesermeye baslıyor ve hayvanlarda bunun yapraklarından yararlanıyor.hayvanlar Duzgunun abısı Seyıt dervıs nurı cemalın saklandıkları noktaya geldıklerınde bır urkme olgusu meydana gelıyor Duzgun hayvanlara su ıfadeyı kullanıyor zazaca ''Sebi Guresi Kur sımade Vejiya'' ( Ne oldu kulaksız Gureys mı sıze gozuktu ) dıye soylendıgınde abısı eşkera olarak kendısını beyan edıyor.Duzgun bu durumu gorunce sasırıyor ve o saskınlık ıcerısınde abısıne su ıfadeyı kullanıyor zazaca ''Bıra Tu Naye Mıre Mekerdene'' ( Kardes Sen bunu Bana yapmamalıydın ) dıyor ve ormana dalarak kayboluyor o tarıhten bu tarıhe kadar o ormanın devamlı yesıl kaldıgı ve hıc bır kımsenınde bır dal odun getırıp yakmadıgı solenmektedır.Daha sonrakı surec ıcerısınde 3.Seyıt nurı cemal ısmını kullanan zat Erzincan Bulmuş 'a yerlesıyor daha sonrkı yıllarda Erzincan Zuruna yerleserek orda sabıt kalıyorlar.Bu yoreye geldıklerınde eskı yasanan bazı sımgesel durumları da berabernde getırmısler. Örnegın: Zurun koyunun alt tarafında Kavaklı zıyaret adı altında bır zıyaret vardır bu zıyaretten hckımse bır dall odun kesmez. Enterasan bır durum tıpkı dersımdekı gıbı o noktadan odun kesen getıren veya getırıpte yakanın ertesı gun evınden cenaze cıkmakta. Bu da cenabı hakkın bır hıkmet ılahısı olsa gerek!!!
Selamlar Deli-Derviş 1:6
ali-haydar
12-01-2007, 04:36 AM
sağol paylaştığın için.
Anadolu aleviliğinde büyük bir yere sahipler ve inancımıza ışık olmaya devam ediyorlar.. Bilgi ve paylaşımlarınız için sağolun dostlar..
erdal
15-01-2007, 01:27 AM
bu bölümü açan sevgili cana bir teşekkür ederim
bizde dervişcemal ocagından geliyoruz
dede derviş hacı bektaşın oacagında çile doldurmuş daha sonra dersimin hozat ilçesine konmuş ve inancını burda ögretmiş ve yaşatmıştır..
olagan üstü mucizeler her zaman vardır kör olmayan herkes görür tıpkı güneşin her gün dogdugu gibi..
saygılar...
biati
15-01-2007, 02:03 AM
(Sevgili rojaazme dervişcemal efsanesi diyorsunuz? Nasıl yani sürekli bu sitede yazan ve admin olan arkadaşımız efsane mi yani? O zaman biz nasıl... yani neden... ama kim... Kafam karıştı yaa???????????:) )
Ellerine gönlüne sağlık, varolasın Sevgili rojaazme;
Sevgiyle...
hınıslı
15-01-2007, 02:10 AM
Geçen hafta Erzincanlı bir dostumla balkonda oturmuş çay içiyorduk birden aklıma geldi sordum arkadaşımda aynen bana böyle anlattı.. yüreğine sağlık sevgili rojaazmecan...
hınıslı
15-01-2007, 08:53 AM
Sevgili av ali dostuma katılıyorum bunun adı bencede değişmeli "Derviş Cemal gerçeği" olabilir diye düşünüyorum...
Rojaazme
15-01-2007, 09:00 AM
Sevgili av ali dostuma katılıyorum bunun adı bencede değişmeli "Derviş Cemal gerçeği" olabilir diye düşünüyorum... degerli adminlerimiz konu başlıgını düzenleyeceklerdir canlar......
saygılar.
BaRaN_6980
03-02-2007, 09:39 PM
Emeğine sağlık ROJAAZME ......!
umut24
15-02-2007, 02:01 AM
sağolun canlar
Rojaazme
24-03-2007, 02:13 PM
sizlerde sağolun canlar ey vallah..
celal abbas
24-03-2007, 10:59 PM
DERVİŞ CEMAL OCAĞI İLE İLGİLİ BİLGİ EDİNMEK İSTEYEN CANLARA ŞU KİTAPLARI ÖNEREBİLİRİM:
HASAN ŞANLI ( HAYRİ DEDE ) NIN Munzur Efsanesi isimli kitabı
Ali Rıza Taşkesen ninSultan Seyit Cemalden Adım Adım Sürgüne ismli kitabı
bu iki kitabın sahibi canlar, bu ocağa mensup kendi aile içindeki söylenceleri ve lokal araştırmalarını bu kitaplarda paylaşmışlar ,ilgilenen canlara iyi bir kaynak olabilir.
dostlukla kalın.
Efecan
25-03-2007, 07:33 AM
slm canlar hersey ıcın sagolun
kızılırmak
25-03-2007, 03:00 PM
bu hikayeyi Düzgün babanın hikayesi olarak bilirdim...
meminağa
26-03-2007, 05:16 AM
deli-derviş bence sen birşeyleri karıştırıyorsun bence duzgunu kureşi daha iyi araştır
sezgin_koc
22-04-2007, 02:10 AM
helal olsun kardeşlik kanımı kaynattın
oo güzel yüregine saglık can dostum
yunusdmr
02-05-2007, 10:39 PM
dostlar şimdik devriş cemsllı herkes kendini dede oldugunu söylüyor. dede olmak icin seyit olman gerekir soy kütüklerini 26mayıs cem vakfı toplantısına götürsün biz şeh dedegil olarak oradayız .bilmedigimiz .dedelerimiz varmış . ben zurunlu şeh dedegilerdenim .ser çeşme başıyız devriş cemalın .bilmedigimiz dedeler varmış ögrenmek isterim
Deli-Dervis
04-06-2007, 09:26 AM
Sayın Memin Ağa ağalık ifadesinin kullandıgına göre kureşanlı olduğunu tahmin ediyorum yazdığım yazıyı alıntı olduğunu ifade ediyorsunuz anlağım kadarıyla hiç şüpheniz olmasın Derviş Cemal'in kerameti bağbanlıktır tarihte öyle bilinir öyle yazılır ve halk arasındada öyle söylenir başka da bir keramet iddası yoktur
sizler Seyid Mahmut Hayrani yi ifade ettiginiz oğlu Düzgün ü Babamansur la olan keramet göstergelerinizi sağlıklı bir şekilde araştırın iyice bir tetkik edin ondan sonra meydana çıkın başkalarının keramet göstergelerini kendilerine maal edipte ortada dolaşanlarla işimiz olmaz kimsenin hakkınıda gasp etmeyiz kimsenin başarısınıda kendimize maal etmeyiz icazet sahibi keramet sahibi can dostlarada saygılarmız sonsuzdur başarılarıylada gurur duyarız önerinizi yineliyorum siz ocaklar tarihini Hacı Bektaş-ı Veli kaynaklarına göre Bşta VilayetName olmak kaydı ile ele alın inceleyin varsayım sıtatüsündeki söylencelere itibar edipte başakalarını töhmet altında bırakmayın
Seyid Mahmut Hayrani Hacı Kureyş i Babamansuru iyice bir araştırıp tetkik edin birde alevi düsturu ile karşılaştırın ondan sonrada gündeme getirin SAYGILAR
Deli-Derviş
CemTv
14-11-2007, 11:26 PM
bende derviş cemal'iyim hep derviş cemali araştırmak biligi sahibi olmak istemiştim sizin sayenizde bilgi aldım teşşekür edderim.
ali.ali6035
15-11-2007, 03:26 AM
Kimdir Derviş Cemali?,,,
Beni Aydinlatirmisiniz?
CemTv
17-11-2007, 03:20 AM
anlatmışlar ilk sayfada
Alihanlı
21-11-2007, 02:27 AM
sağolasın rojeazme yüreğine sağlık.
#gamze0671#
21-11-2007, 04:02 AM
sağolasın abicim bizi aydınlattığın için teşekkürler emeğine yüreğine sağlık:)
Asılbaba
16-03-2008, 09:53 AM
diğer bilgiler için teşekürler ama meşe olayı Düzgün Babaya aittir can
eyvallah! çok güzel bilgiler!
bektasiyiz32
17-03-2008, 02:11 AM
paylasımın için saol
berak
10-04-2008, 06:20 AM
emeğine sağlık .paylaşimin için teşekkürler.
aliceylandemir
20-08-2008, 12:35 AM
:::::: SEYİD CEMAL SULTAN ::::::
Seyit Cemal Sultan Musa San i H.z.lerinin oğludur.Bazı kaynaklarda Hacı Bektaşi Veli’nin amcasının oğlu olarak bazılarında ise amcası konumunda gösterilir.Vilayet Nameye baktığımızda Seyit Cemal Sultan yaşlı bir insan olarak ifade edilir.Bütün halifelerden üstün tutulur.Pir Hacı Bektaşi Veli diğer halifelere nazaran daha fazla saygı gösterir ve hürmet eder H.z. Pir’in bu davranışından ötürü diğer halifelerde kendisine saygı gösteriminde bulunurlar.Fakat bu gösterilen saygının daha sonraki dönemde pek içten olmadığı anlaşılır.
H.z. Pir Suluca Kara Höyük’e yerleştiğinde 36.000 çerağ uyarmıştır bunlardan 360 tanesi H.z. Pir’ in huzurunda hizmet görmekte idi.Bir gün bu 360 halife kendi aralarında keramet gösterme yarışına girdiklerinde Seyit Cemal Sultan’ dan da keramet göstermesini istemişlerdir.Seyit Cemal Sultan Zemheri ayında (Kışın-Şubat ayında)bağ yetiştirmiştir önce kiraz yetiştirip getirmiştir kabul etmeme miş ler,daha sonra üzüm yetiştirmiş buna da diğer dervişler itimat etmeyince kendisini sihirbazlıkla benzeri sıfatlarla İtham edip hakir görmüşlerdir.Bu durumda yarada na sığınıp ağlayan Seyit Cemal Sultan’ın yanında Pir Hacı Bektaşi Veli beliriyor.H.z. Pir Seyit Cemal Sultan’a niye ağlıyorsun ya Nuri Cemalim demiş.Seyit Cemal’de durum şundan ibaret diyerek başından geçenleri anlatmış.H.z. Pir Söyle buyurmuştur: “Sen benim Nur-i Cemalimsin Cemalim sin Cemalimsin Cemalim sin” diye buyurmuştur.Bu olaydan sonra Seyit Cemal Sultan’ın ismi Seyit Nur-i Cemal olarak anılmaya başlanmıştır.
Bir gün H.z. Pir makamında zikrederken Seyit Nur-i Cemal kapısının önünde oturmuş düşüncelere dalmıştı.Düşünceleri içersinde H.z. Pir’in kendisine icazet verip de başka bir bölgeye gönderecek miydi diye düşünürken bu durum H.z. Pir’e malum olur.H.z. Pir ibadethaneden çıkarak Seyit Nur-i Cemal’e diyor ki: “ Ya Nur- i Cemal’im ne zamanki bizi varlık yurduna gönderirsen buradan dergahtan bir merkep alacaksın yola çıkacaksın merkebini nerde kurt yerse orayı kendine yurt edineceksin oradaki insanları ir şad edeceksin senden bir evladımız dünyaya gelecek Gelibolu üzerinden Akdeniz’e geçe cek.
Hakkın emri gerçekleştiğinde dergahın başına Habip Emirciyi geçirdiler. Seyit Nur-i Cemalde H.z. Pir’in vasiyeti üzerine dergahtan bir merkep alıp yola koyuldu.Gele gele düzlük çayırlık bir alana geldi.Bir suyun başsında konaklayarak istirahat e geçti.Daha sonra uyanan Seyit Nur-i Cemal baktı ki kurtlar merkebini parçalamış hemen H.z. Pir’in vasiyeti aklına geldi ve o bölgeyi kendine yurt edindi bu bölge Afyon,Kütahya ve Eskişehir üçgeni arasında kalan Altıntaş Bölgesidir.Bu bölge daha sonraki sınırlandırmalar sürecinde Afyon ili ihsan iye ilçesi döver beldesi olarak karşımıza çıkmaktadır bazı insanlar buraya giderek araştırma yaparak bu bilgileri teyit etmişlerdir.Türbenin girişinde Seyit Musa San i evladı diye açık ve net olarak belirtilmektedir.
Bu bölgeye yerleşen Seyit Nur-i Cemal bu yöredeki insanların meraklı bakışlı içersinde yaşamını idame ettirmiştir ve Cenabı Hak’ın insanlara sunmuş olduğu Ehli Beyt yolunu edep erkanıyla u sül erkanıyla insanlara tanıtmaya başlamıştır.İnsanlar tarafından kabul gören bu olgu neticesinde Seyit Nur-i Cemal’e talip olmuşlardır ve Seyit Nur-i Cemal burada evlenmiştir.Çocukları dünyaya gelmiştir.ASİLDOĞAN h.z. 14 yaşına geldiğinde bir kısım talibi ile Gelibolu tarafına geçmiştir.Çanakkale Boğazını geçerken oradaki gemicilerden kendilerini karşıya geçirmelerini istemiş gemicilerde bu toy delikanlının sözüne kişiliğine itibar etmemişler ciddiye almamışlar.Bu durumdan ötürü ASİLDOĞAN h.z. Tayfasıyla yürümeye başlamıştır bu mübarek zatın Seyidi Saadet Evladı Resul’ün ayak bastığı yerden sular çekilmeye başlamıştır bu durum u gören gemiciler bu zatın bir ermiş olduğuna kanaat getirip hata ettiklerini anlamışlardır. Hatalarını telefi etmek için hemen bu ulu zatın yanına gidip aman dilemişlerdir.yaptıkları saygısızlıktan ötürü bağışlanma talebinde bulunmuşlardır.İnsan kültürünün hizmetkârı olan bu ulu zat kendilerini bağışladığını kendileriyle bir alıp veremediğinin olmadığını söylemiştir.Bu güzel davranışa istinaden gemiciler ASİLDOĞAN h.z. Karşıya geçirmişlerdir.Talip olup hayır dualarını almışlarıdır.
aliceylandemir
20-08-2008, 12:36 AM
::::::Seyit Cemal Sultan’ın İsim ve Mertebeleri::::::
1-)Seyit
2-)Nur-i
3-)Derviş
4-)Cemal
5-)Sultan
1-)Seyit : H.z. Peygamberin soyundan gelmesinin göstergesidir.Seyidi Saadet Evladı Resul olmasının beyanıdır.
2-)Nur-i : İnsan Cenabı Hakkın nurundan yaratılmıştır.Seyidi Saadet Evladı Resul olanlar ise bu yola hizmet ettikleri için Cenabı Hakkın nurları olarak ifade edilirler.Seyit Sultan Cemalde bu süreçten geldiği için H.z. Pir bu mas la hı kendilerine münasip görmüştür.Şöyle ki: “H.z. Pir’ in huzurunda 360 halife hizmet görmekte idi.Bir gün bu 360 halife kendi aralarında keramet gösterme yarışına girdiklerinde Seyit Cemal Sultan’ dan da keramet göstermesini istemişlerdir.Seyit Cemal Sultan Zemheri ayında (Kışın-Şubat ayında)bağ yetiştirmiştir önce kiraz yetiştirip getirmiştir kabul etmemişler,daha sonra üzüm yetiştirmiş buna da diğer dervişler itimat etmeyince kendisini sihirbazlıkla benzeri sıfatlarla İtham ederek hakir görmüşlerdir.Bu durumda yaradan a sığınıp ağlayan Seyit Cemal Sultan’ın yanında Pir Hacı Bek taşı Veli beliriyor.H.z. Pir Seyit Cemal Sultan’a niye ağlıyorsun ya Seyidim demiş.Seyit Cemal’de durum şundan ibaret diyerek başından geçenleri anlatmış.H.z. Pir Söyle buyurmuştur: “Sen benim Nur-i Cemalimsin Cemalim sin Cemalim sin Cemalim sin” diye buyurmuştur.”
3-)Derviş : Hak yolunda zikreden tevhid (Tevt ) eden dünya malında gözü olmayan kendisine Hak yolunda insanlığa hizmete adayan zatlara verilen bir nişandır.Şah Hasanlıların La çın uşağı kolundan olan yaşlı bir şahsın anlatımından aktarıyorum. “Şah Hasanlılar Şah Ahmet Dede nin (Ulu Şah Ahmet Dede ) evlatlarından olduklarını ifade ederler.Derviş Cemalliler bizim pirlerimizdir der ve şöyle devam ediyor. “ Ulu Şah Ahmet Dede ile Seyit Nur- i Cemal Sultan aynı beldede yaşarlarmış Ulu Şah Ahmet Dede dağ yaban hayvanına hükmedermiş( geyikler,dağ keçileri) bir gün yaşadıkları bölgedeki Bizans tekfuru bu bölgeden ordusuyla geçerken Ulu Şah Ahmet Dede Bunları davet ediyor ikramda bulunmak istiyor.Bu durum a Tekfur gülümsüyor ve bu iki derviş i küçümsüyor.Diyor ki : ‘ Siz biçare garip iki dervişsiniz bu orduyu neyle ve nasıl doyuracaksın ?’Ulu Şah Ahmet Dede yareni Seyit Nur- i Cemalden himmet etmesini istiyor ve çarı yar olup Hak’a sığınıyorlar Cenabı Hak cömertliğe gelip dağ hayvanını gönderiyor Ulu Şah Ahmet Dede Askerlere diyor ki herkes matarasını alıp bir dağ keçisinin sütünü sağarak matarasına doldursun bu mucizeyi gören tekfur şaşkınlık içersinde kalıyor ve hayranlıkla durumu seyrediyor askerler mataralarını doldurup yola koyulacağı zaman tekfur Ulu Şah Ahmet Dede ye bir teklifte bulunuyor.Bu teklif kız kardeşi ile Ulu Şah Ahmet Dedenin evlilik konusu büyük ısrarlar sonucu Ulu Şah Ahmet Dede bu teklifi kabul eder eşi de ehlibeyt içtihadına göre İslamiyet i kabul ediyor bu evlilikten Ulu Şah Ahmet Dedenin iki oğlu dünyaya geliyor birisinin adı Seyit Ali Diğerinin adı Şah Hasan Bunlar o kadar süper aktif çocuklar ki ele avuca sığmayan afacan bir yapıya sahiplermiş.Ulu Şah Ahmet Dede bundan çok rahatsız oluyormuş.Seyit Nur- i Cemal Sultan da bütün sevgisini bu çocuklara vermiş Ulu Şah Ahmet Dede bir gün bunları cezalandırıyor ve asasını atıyor nereye düşerse orayı yurt edinin kendinize Cemal Sultan Ulu Şah Ahmet Dede ye bunu yapmamasını söylüyor çünkü çocuklar daha toy gidip te yaban ellerde perişan olmasınlar diyor Ulu Şah Ahmet Dede Seyit Cemal i Dinlemiyor ve düşündüğünü yapıyor.Seyit Ali Malatya yöresine geliyor,Şah Hasan da Horasan bölgesinin Tunceli beldesine geliyor Ulu Şah Ahmet Dede Seyit Nur-i Cemal in üzüntüsüne dayanamıyor ve diyor ki madem ki seviyorsan ikisini de sana talip olarak vermişim git onları koru ve gözet Seyit Nur-i Cemal Yola çıkıyor önce Malatya yöresine geliyor Seyit Aliyi güvenceye alıyor Seyit Aliyi güvenceye aldıktan sonra Tunceli yöresine gidiyor buraya gelen Şah Hasan’ın darda olduğunu görüyor ona yardım etmeye çalışıyor buradaki yerli halk daha İslamlaşmamıştı başka inanışların etkisinde olan bu insanlar Şah Hasan ı fırın a atarak cezalandırıyor.El etek çekilince Seyit Nur-i Cemal Sultan Sazını alıp tevhide başlıyor.Pervane gibi fırının etrafında dönüyor sabah olunca millet geliyor fırının kapısını açıyorlar bakıyorlar ki fırın a attıkları adam sapa sağlam hatta bıyıklarında buz taneleri oluşmuş inanmıyorlar bunun bir sihirbaz olduğunu beyan ederek aynı işlemi tekrarlıyorlar ertesi gün bakıyorlar ki aynı durum 3. gün yanına sahipsiz bir çocuğu koyarak deniyorlar Seyit Nur-i Cemal Sultanda Yaradan a sığınıp tevhide başlıyor. Ertesi gün tekrar bakıyorlar ki her ikisi de sağ ve sapa sağlam karşılarında duruyor çocuğa soruyorlar ne oldu içerde ne vardı diye sorduklarında çocukta diyor ki amca elimden tuttu dedi ki korkma evladım Pirimin himmeti Rabbimin hikmeti ile bize bir şey olmaz dedi ve bir ağacın gölgesinde oturduk günesin batışını seyrettik ve uyuduk bunu öğrenen gayri İslam kişiler bu zatın ulu bir zat olduğunu kabul edip kendisine be yat edip İslamiyet i kabul edip ehlibeyt yolunu seçerek kendisine talip oluyorlar Şah Hasan da bu keramet Pirim Cemal sultanındır diyip toplu olarak ona be yat ediyorlar ve Şah Hasan a da rehberlik veriliyor Seyit Nur-i Cemalde tevhidinin kabul u ile dervişlik makamına nail oluyor.
4-)Cemal : İnsanın sureti,güzelliği ve simasını ifade eder.Kişilik ismidir.
5-) Sultan : Bir konuda kendisini kanıtlayıp yaptığı çalışmalar insanlar tarafından kabul görüp ve o insanların vermiş olduğu değere istinaden verdikleri en yüksek makam ve mevki olarak görülür.Yukarıda ifade edilen bu bilgilere bakıldığında Seyit Cemal Sultan H.z. leri halk arasındaki saygınlığı ve gördüğü itibar dolayı sı ile nam-ı halk arasında günlük yaşamda su şekilde anılmaya başlanmıştır Seyit Derviş Nur-i Cemal Sultan (kısaca Seyit Derviş Cemal )
aliceylandemir
25-08-2008, 02:12 PM
::::::Seyit Cemal Sultan’ın İsim ve Mertebeleri::::::
1-)Seyit
2-)Nur-i
3-)Derviş
4-)Cemal
5-)Sultan
1-)Seyit : H.z. Peygamberin soyundan gelmesinin göstergesidir.Seyidi Saadet Evladı Resul olmasının beyanıdır.
2-)Nur-i : İnsan Cenabı Hakkın nurundan yaratılmıştır.Seyidi Saadet Evladı Resul olanlar ise bu yola hizmet ettikleri için Cenabı Hakkın nurları olarak ifade edilirler.Seyit Sultan Cemalde bu süreçten geldiği için H.z. Pir bu mas la hı kendilerine münasip görmüştür.Şöyle ki: “H.z. Pir’ in huzurunda 360 halife hizmet görmekte idi.Bir gün bu 360 halife kendi aralarında keramet gösterme yarışına girdiklerinde Seyit Cemal Sultan’ dan da keramet göstermesini istemişlerdir.Seyit Cemal Sultan Zemheri ayında (Kışın-Şubat ayında)bağ yetiştirmiştir önce kiraz yetiştirip getirmiştir kabul etmemişler,daha sonra üzüm yetiştirmiş buna da diğer dervişler itimat etmeyince kendisini sihirbazlıkla benzeri sıfatlarla İtham ederek hakir görmüşlerdir.Bu durumda yaradan a sığınıp ağlayan Seyit Cemal Sultan’ın yanında Pir Hacı Bek taşı Veli beliriyor.H.z. Pir Seyit Cemal Sultan’a niye ağlıyorsun ya Seyidim demiş.Seyit Cemal’de durum şundan ibaret diyerek başından geçenleri anlatmış.H.z. Pir Söyle buyurmuştur: “Sen benim Nur-i Cemalimsin Cemalim sin Cemalim sin Cemalim sin” diye buyurmuştur.”
3-)Derviş : Hak yolunda zikreden tevhid (Tevt ) eden dünya malında gözü olmayan kendisine Hak yolunda insanlığa hizmete adayan zatlara verilen bir nişandır.Şah Hasanlıların La çın uşağı kolundan olan yaşlı bir şahsın anlatımından aktarıyorum. “Şah Hasanlılar Şah Ahmet Dede nin (Ulu Şah Ahmet Dede ) evlatlarından olduklarını ifade ederler.Derviş Cemalliler bizim pirlerimizdir der ve şöyle devam ediyor. “ Ulu Şah Ahmet Dede ile Seyit Nur- i Cemal Sultan aynı beldede yaşarlarmış Ulu Şah Ahmet Dede dağ yaban hayvanına hükmedermiş( geyikler,dağ keçileri) bir gün yaşadıkları bölgedeki Bizans tekfuru bu bölgeden ordusuyla geçerken Ulu Şah Ahmet Dede Bunları davet ediyor ikramda bulunmak istiyor.Bu durum a Tekfur gülümsüyor ve bu iki derviş i küçümsüyor.Diyor ki : ‘ Siz biçare garip iki dervişsiniz bu orduyu neyle ve nasıl doyuracaksın ?’Ulu Şah Ahmet Dede yareni Seyit Nur- i Cemalden himmet etmesini istiyor ve çarı yar olup Hak’a sığınıyorlar Cenabı Hak cömertliğe gelip dağ hayvanını gönderiyor Ulu Şah Ahmet Dede Askerlere diyor ki herkes matarasını alıp bir dağ keçisinin sütünü sağarak matarasına doldursun bu mucizeyi gören tekfur şaşkınlık içersinde kalıyor ve hayranlıkla durumu seyrediyor askerler mataralarını doldurup yola koyulacağı zaman tekfur Ulu Şah Ahmet Dede ye bir teklifte bulunuyor.Bu teklif kız kardeşi ile Ulu Şah Ahmet Dedenin evlilik konusu büyük ısrarlar sonucu Ulu Şah Ahmet Dede bu teklifi kabul eder eşi de ehlibeyt içtihadına göre İslamiyet i kabul ediyor bu evlilikten Ulu Şah Ahmet Dedenin iki oğlu dünyaya geliyor birisinin adı Seyit Ali Diğerinin adı Şah Hasan Bunlar o kadar süper aktif çocuklar ki ele avuca sığmayan afacan bir yapıya sahiplermiş.Ulu Şah Ahmet Dede bundan çok rahatsız oluyormuş.Seyit Nur- i Cemal Sultan da bütün sevgisini bu çocuklara vermiş Ulu Şah Ahmet Dede bir gün bunları cezalandırıyor ve asasını atıyor nereye düşerse orayı yurt edinin kendinize Cemal Sultan Ulu Şah Ahmet Dede ye bunu yapmamasını söylüyor çünkü çocuklar daha toy gidip te yaban ellerde perişan olmasınlar diyor Ulu Şah Ahmet Dede Seyit Cemal i Dinlemiyor ve düşündüğünü yapıyor.Seyit Ali Malatya yöresine geliyor,Şah Hasan da Horasan bölgesinin Tunceli beldesine geliyor Ulu Şah Ahmet Dede Seyit Nur-i Cemal in üzüntüsüne dayanamıyor ve diyor ki madem ki seviyorsan ikisini de sana talip olarak vermişim git onları koru ve gözet Seyit Nur-i Cemal Yola çıkıyor önce Malatya yöresine geliyor Seyit Aliyi güvenceye alıyor Seyit Aliyi güvenceye aldıktan sonra Tunceli yöresine gidiyor buraya gelen Şah Hasan’ın darda olduğunu görüyor ona yardım etmeye çalışıyor buradaki yerli halk daha İslamlaşmamıştı başka inanışların etkisinde olan bu insanlar Şah Hasan ı fırın a atarak cezalandırıyor.El etek çekilince Seyit Nur-i Cemal Sultan Sazını alıp tevhide başlıyor.Pervane gibi fırının etrafında dönüyor sabah olunca millet geliyor fırının kapısını açıyorlar bakıyorlar ki fırın a attıkları adam sapa sağlam hatta bıyıklarında buz taneleri oluşmuş inanmıyorlar bunun bir sihirbaz olduğunu beyan ederek aynı işlemi tekrarlıyorlar ertesi gün bakıyorlar ki aynı durum 3. gün yanına sahipsiz bir çocuğu koyarak deniyorlar Seyit Nur-i Cemal Sultanda Yaradan a sığınıp tevhide başlıyor. Ertesi gün tekrar bakıyorlar ki her ikisi de sağ ve sapa sağlam karşılarında duruyor çocuğa soruyorlar ne oldu içerde ne vardı diye sorduklarında çocukta diyor ki amca elimden tuttu dedi ki korkma evladım Pirimin himmeti Rabbimin hikmeti ile bize bir şey olmaz dedi ve bir ağacın gölgesinde oturduk günesin batışını seyrettik ve uyuduk bunu öğrenen gayri İslam kişiler bu zatın ulu bir zat olduğunu kabul edip kendisine be yat edip İslamiyet i kabul edip ehlibeyt yolunu seçerek kendisine talip oluyorlar Şah Hasan da bu keramet Pirim Cemal sultanındır diyip toplu olarak ona be yat ediyorlar ve Şah Hasan a da rehberlik veriliyor Seyit Nur-i Cemalde tevhidinin kabul u ile dervişlik makamına nail oluyor.
4-)Cemal : İnsanın sureti,güzelliği ve simasını ifade eder.Kişilik ismidir.
5-) Sultan : Bir konuda kendisini kanıtlayıp yaptığı çalışmalar insanlar tarafından kabul görüp ve o insanların vermiş olduğu değere istinaden verdikleri en yüksek makam ve mevki olarak görülür.Yukarıda ifade edilen bu bilgilere bakıldığında Seyit Cemal Sultan H.z. leri halk arasındaki saygınlığı ve gördüğü itibar dolayı sı ile nam-ı halk arasında günlük yaşamda su şekilde anılmaya başlanmıştır Seyit Derviş Nur-i Cemal Sultan (kısaca Seyit Derviş Cemal )
Rojaazme
25-10-2008, 08:20 AM
katkıların için sağolasın eline yüreğine sağlık..
makbule ezel
25-10-2008, 11:38 PM
emegine saglık :)
gozde_GS
06-08-2009, 12:14 PM
"Derviş Cemal, Hacı Bektaş Halifelerindendir. Seyyittir. Yani, İmamlar soyundan gelmektedir.
Bu nedenle Hacı Bektaş Velayetnamesinde adı, Seyyid Cemal olarak geçer. Şöyleki:
Seyyid Cemal, Sarı İsmail, Kolu Açık Hacım Sultan, Baba Resul, Pir Ebu Sultan, Recep Sseyid, Sultan Bahaeddin,
Yahya Paşa, Barak Baba, Ali Baba, Atlaspuş Baba, Dust-i Huda, Hızır Samit.
Hünkâr, Cemal Seyid'i, halifelerinden hepsinden daha fazla severdi. Bu yüzden halifeler, onu büyük bilirler ve sayarlardı.
Zaten Hünkâr da bunu buyururdu. Nice defalar, eliyle arkasını sıvamış, "Cemalim'dir, Cemalim'dir, Cemalim" demişti.
Seyyid Cemal, bir gün Hünkâr'ın kapısında oturmuş, acaba Hünkâr bize bir yurt gösterir mi ki, orda dem-yom oynatalım fikrine düşmüş düşünüyordu.
Bu dilek Hünkâr'a malum oldu.
Bir gün toplu halde söyleşirken: Hünkâr, Seyyid Cemal'e hitaben:
Cemali'im dedi. "Biz varlık yurduna göçtükten sonra, bir merkep al, yola düş. Merkebini nerde kurt yerse, orasını sana yurt olarak verdik.
Oraya varır, orda demini-yomunu oynatırsın" dediler.
Hünkâr, varlık yurduna göçünce, Seyyid Cemal Sultan, erenlerin sözüne uyup bir merkep aldı, yola revan oldu.
Vara vara Altındaş'a vardı. gördü ki otlu, çimenlik bir yer. Pek sevdi burayı.
Merkebini saldı çayıra, kendisi de çimenlere uzanıp uyudu.
Bir müddet sonra uyanınca, baktı ki, merkebini kurt yemiş. Erenlerin sözünü hatırladı ve oraya yerleşti.
Bir çok kerametleri belirtti Derviş Cemal'in. Evlendi, bir oğlu oldu. Adını Asıldoğan koydular.
Rivayetlerde geçen bu Altıntaş'ın, Kemah yöresi olduğu düşünülmektedir.(3)
Tunceli'nin Hozat-Kırkpınar köyünde oturan Derviş Cemal oğullarından Seyyid Hıdır Kaya'nın anlatımına göre,
"dedelerinin bir kısmı Hacı Bektaş'a bağlı değildir. Bunlar çoktur. Bağlı olmayanlara,
Baba Mansurlar-Kureyşanlılar-Sinemilliler vb. gibi ocaklardır.
Biz Derviş Cemaller, kış aylarında bize bağlı müritlerimizin köylerini dolaşır, cemler yaparız.
Yaz aylarında da çiftliğimiz çubuğumuzla uğraşırız.
Köylere haber göndermeden gideriz. Sözgelimi atmış hanelik Alevi köyünde isteğe göre bir süre kalırız." demektir.
Dervis Cemal Mürsitlerin kutsal soyu
1- Adem ve Hava Anna 39- Abdimenaf
2- Sit 40- Hasim
3- Enos 41- Abdülmuttalip
4- Kenan 42- Ebu Talip
5- Mahalalel 43- Hz. Ali ve Anna Fatime
6- Yeret 44- Imam Hüseyin
7- Hanok (Idris) 45- Imam Zeynel Abidin
8- Metuselah 46- Seyid Zeyd
9- Lemek 47- Seyid Ali
10- Nuh 48- Seyid Sehy Muhammed Sembeki
11- Sam 49- Seyid Davut
12- Arpaksat 50- Seyid Yahya
13- Selah (Salih) 51- Seyid Salih
14- Ever(Hud) 52- Seyid Ebülvefa
15- Pelek 53- Seyid Ahmet
16- Reu 54- Seyid Abdullah
17- Seruk 55- Seyid Ilyas
18- Nahor 56- Seyid Sehabettin
19- Terah (Azer) 57- Seyid Haci Halil
20-Ibrahim ve Hacer Anna 58- Seyid Hüseyin
21- Ismail 59- Seyid Yusuf
22- Adnan (Adbeel)
23- Maad
24- Nazar
25- Hizir
26- Ilyas
27- Müdrike
28- Hüzeyme
29- Kenan
30- Nasr
31- Malik
32- Fahr
33- Galip
34- Levi
35- Keap
36- Emre
37- Kelap
38- Kasiy
60-SeyidCemal Sultan
61-SeyidAsil Dogan
62-SeyidErdogan
63-SeyidIsmail Erdogan(Ertugrul)
64-SeyidDervis Cemal
65-SeyidSah Ali
66-SeyidHasan
67-SeyidMehmet
68-SeyidYesil ARAB(Arabikesk)
69-SeyidDervis Cemal
70-SeyidMehmet
71-SeyidHakverdi
72-SeyidNesimi
73-SeyidMaksut
74-SeyidPirkekil
75-SeyidAli
76-SeyidMehmet
77-SeyidIbrahim (Seyh Dede) & (Telli Anna)
78-SeyidHakverdi (Mürsit) & (Sah Hanim)Oglu Seyid Seyfi ve Seyid Imam
79-SeyidSeyit Hasan Hüseyin (Baba gazi) & (Gülüzar)
80-Seyid Mehmet & Aysel Derviscemal
81-Seyid Hasan Hüseyin Derviscemal
Mehmet Derviscemal
DUVAZDEYİ DERVEŞ CEMAL :
Şâh-a giderim erenler
Hacı Bektaş Velidendir
Derveş Cemâli görenler
Hacı Bektaş Velidendir
Derveş Cemâl'i boyladı
Muhammed Hakk'tır söyledi
Hatice-i Kibriyadan sual eyledi
Hacı Bektaş Velidendir
Pirim Sarı İsmail gele
Derveş Cemâldan gülbeng ala
Hasan Hüseyinde bile
Hacı Bektaş Velidendir
İmam Zeynel ile Bakır
Kerametlidir Derveş Cemâl
Câfere eyledi namer
Hacı Bektaş Velidendir
Musâ-i Kâzım Rıza-i hakkı
Rızadan sonra gelir Taki
Sultan Munzur Ali El Naki
Hacı Bektaş Velidendir
Şâh Hatayim böyle söyler
Askeri Mehdiyi diler
Derveş Cemâlim böyledir
Hacı Bektaş Velidendir
yine çok güzel bir paylaşım olmuş dervişcemalli olarak bende bir şeyler paylaşmak istedim saol can...
hurufican
07-08-2009, 12:14 PM
o zaman biz ademden gelmiyoruz
hele bir dikkat eğle dünya anla
her kes bir yol bulmuş hakikat bende
oyun biter şahta piyonda kutuya girer
levh-i mahfuz-un dur bunun sır-ı
töz-ü bul..
boş yere ses eğleme
hurufları yazıp durma..
kanlıbey
07-08-2009, 01:28 PM
o zaman biz ademden gelmiyoruz
hele bir dikkat eğle dünya anla
her kes bir yol bulmuş hakikat bende
oyun biter şahta piyonda kutuya girer
levh-i mahfuz-un dur bunun sır-ı
töz-ü bul..
boş yere ses eğleme
hurufları yazıp durma..
Hurifican
Elinde bir karşı delilin varsa sun...
Tarihe dörtlükle cevap verilmez..!!
hurufican
07-08-2009, 02:09 PM
biz işin töz-ünü anlattık anlayana...
ayrıca inanç gereği yol sürenlerin..
her şeye dörtlüklerle cevap vermişlerdi.
önemli olan cevabın verilmesi..
benim inandığım yol sürdüğüm nesimi bile seyit değil.Lakin canlar Nesimiye SEYYİT demişler ve inançlarına dörtlükleri ile tarihe mal olmuştur cevaplarıda öğle...
aktarılan makalede güzel dörtlükler tarih sayfasında yerini almış...
benim karaladıklarımı tekrar okuyup düşünmenizi tavsiye ederim.aynı yolda değiliz.Ben farklı "olgudan" bahsetmiştirim.
niyetinizi anlayamadım..
anlamak için tartışmak mı?Niyetiniz
evet..
delilden bahsediyorsunuz tekrar,tekrar okuyunuz dörtlüğü..
delil o mısraların için de açık seçik gözüküyor...
kanlıbey
08-08-2009, 09:08 AM
biz işin töz-ünü anlattık anlayana...
ayrıca inanç gereği yol sürenlerin..
her şeye dörtlüklerle cevap vermişlerdi.
önemli olan cevabın verilmesi..
benim inandığım yol sürdüğüm nesimi bile seyit değil.Lakin canlar Nesimiye SEYYİT demişler ve inançlarına dörtlükleri ile tarihe mal olmuştur cevaplarıda öğle...
aktarılan makalede güzel dörtlükler tarih sayfasında yerini almış...
benim karaladıklarımı tekrar okuyup düşünmenizi tavsiye ederim.aynı yolda değiliz.Ben farklı "olgudan" bahsetmiştirim.
niyetinizi anlayamadım..
anlamak için tartışmak mı?Niyetiniz
evet..
delilden bahsediyorsunuz tekrar,tekrar okuyunuz dörtlüğü..
delil o mısraların için de açık seçik gözüküyor...
E Bak O zaman..
Muhebbetten yüz dönderen kişinin
Lain iblis gibi eğvasına bak,
Nefse uymuş haramzade başının
Ulu divan günü belasına bak
Satar sıfatını mugallit kallaş
İçi gubar adın komuşlar ferraş
Mücevhermi olur aslı kara taş
Sikkesi bakırdır turasına bak
Arifler meydanda urur bin hata
Okumuş karasın manadan öte
İnanmaz gerçeğe sıfata zata
Kasti hanedana fetvasına bak
Yavru şahin diye avlar çıplağı
Aşıklar fehmetti karayı ağı
Hüvel epter okur dersi sebağı
Yüzü var defterde imzasına bak
Gel ESİRİ urma nadana aşlak
Arif isen hal ehline gönül tak
Gülşene gel diye çağırır zambak
İnanmazsan yürü nidasına bak
Aşk ile..
hurufican
09-08-2009, 10:16 AM
şeytandan,iplise tozdan komik olmaya meryemden kitabullaha gül bahçesinden saflığa bir yol çizmişsiniz...
konu ile alakasıne..
ben konuyu alevi akis yolu olarak dörtlüğe döktüm.
eğer bir "aks-ül amel ise niyetiniz buda çok saçma olur..
ha bana dersiniz ki niyetim illallah lakin la demem diyorsanız ihtida olma adına yolunuza bakın derim.
sizin kalbinizden gibi yazdığınız düşünce ise bu (konu ile alakası yok)ise size söyleneçek kalmamıştır.
Görünende o ki bu beyitleri koymanızdaki niyeti anlamıştırım..
şiiri şerh ederek mi buraya aktardınız...
ben ne demişim ne alakası var cümlelerimle delil-i gayeyi.
ben mısralarda aktarılanları alevi felsefesi gereği doğruluğu ile genel anlamını aktarımını yazıyorum.
size tavsiyem önce
tearrüf yapın (çok düşünün)
birde "tearrüf" huruflarında "r" kaldırdığınızda uryan olan ortaya çıkar.ki bu kelimenin kökenide "aref"(arif) yol varsa..
biz bin söz söyleriz bir olur
hakkın yarattığı hep hak olur
atası ademden başkası yok olur
zerre-i en-el hak manasını bilen gelsin
Allah-ı halak oldu tüm canlar
hakkın yanında hepsi bir seyyitrir
secdeyi nail olan adem
cihan-ı oyundadır.Anlamayana seyit
seyitler bundan tenzih gayri
Aynaya bakmayana söz muhabbet eğlenmez
kanlıbey
09-08-2009, 12:07 PM
Farklı dillerden konuşuyoruz...
Sizin yorumlarınız ve Alevi yolu konusundaki kanaatiniz benim anlayışımdan farklı..
Yakında akraba olmuşuzda kadim zamanlarda yabancıymışız gibi..!!
Aşk ile..
hurufican
09-08-2009, 12:19 PM
halak oldu Çamur idi cihanda adem
huda yanında can-ı ruh akıl
hele bir bak eğlediğin yola
beklediğin yol durak bu değil
ben dil bilmem dilsizem
konuştuğum tüm dilleri bilirim
adem-e adem oldur.
anlamamış ise bu bende değil
sendedir özün görmemişsen
ey dost suç benim değil....
/////////////////////////
biz bin söz söyleriz bir olur
hakkın yarattığı hep hak olur
atası ademden başkası yok olur
zerre-i en-el hak manasını bilen gelsin
Allah-ı halak oldu tüm canlar
hakkın yanında hepsi bir seyyitrir
secdeyi nail olan adem
cihan-ı oyundadır.Anlamayana seyit
seyitler bundan tenzih gayri
Aynaya bakmayana söz muhabbet eğlenm
kanlıbey
09-08-2009, 01:31 PM
Kainatın aynasıyım
Mademki ben bir insanım
Hakk'ın varlık deryasıyım
Mademki ben bir insanım.
AŞIK DAİMİ
hurufican
10-08-2009, 12:43 AM
ha şimdi oldu can yola geldin iyi oldu..
bende sana kaç gündür anlayasın diye onları söyledim ama senin sözün başka sazın başka çalar idi..
şimdi oldu..
haydi..
işin rast gelsin..
olaçak olaçak..
biraz gayret daha...
vBulletin® v3.6.5, Copyright ©2000-2010, Jelsoft Enterprises Ltd.