:
Yüzyillar Süren Yaþ Ilk Günkü Gibi Devam Ediyor
aðuçan
31-12-2006, 02:53 PM
ARAÞTIRMA VE RÖPORTAJ SERDAR ÜNSAL : Kerbela'da Muaviye'nin oðlu Yezit tarafýndan þehit edilen Ýmam Hüseyin ve yakýnlarý hal gönüllerde yaþamakta, dünkü tazeliði ile sevgileri devam etmektedir. Her yýl Muharrem ayýnýn girmesiyle birlikte iki ay sürecek olan Aþura yas ve matemi de baþlamýþ olur. Ýki ay boyunca; IÐDIR, Kars, Ýstanbul, Ankara, Ýzmir, Burs, Manisa, Çorum ve Hatay, Aðrý gibi yerlerdeki Ehlibeyt dostu Þiiler düðün yapmamakta, eðlenceye yer vermemekte hatta bazý evlerde televizyon bile seyredilmemekte, müzik dinlenmemektedir.
Iðdýr ilinde yaþamakta olan Caferiler Muharrem ayýnýn ilk on günü camileri doldurmakta bilhassa gençlerden oluþan siyahlar giymiþ gençler sýrtlarýna zincirlerle dövmekte göðüslerine, baþlarýna en yakýn sevdikleri ölmüþ gibi döverler, Aþure günü yas doruða çýkar. Bütün camilere toplanmýþ halk Kasaba ve köylerden bile gelerek Iðdýr Asri Mezarlýðýnda topluca Hz. Hüseyin (as)'ýn katillerine lanetler yaðdýrýr, zulmü ve vahþeti telin ederek Hz. Hüseyin (as) için gözyaþý dökerler. Öðle zamaný þehir merkezine dönüp her deste baþý ezan okur ve daðýlýr herkes yerine gider. Böylece Aþura matemi son bulmuþ olur. Aþura gününden itibaren evlerde ve camilerde 2 ay boyunca mersiyler okutulur. Kur'an hatmedilir. Ýhsanlar daðýtýlýr. Þiiler için kutsal olan bu ayda AÞURA günü bütün iþ yerler kapanýr. O gn yolculuða çýkýlmaz, iþe gidilmez. Halk Aþura'dan bir gün önce yiyecek ihtiyacýný, ekmeðini temin eder. Aþura günü sabah ezanýndan baþlayarak cami hoparlöründen aðýt sesleri yükselir. Hüseyin Hüseyin seslerine herkes camilere koþup avlularý doldururlar. O gün herkes camilerde toplanmýþ bulunur. Kiminin elinde bir kova Ýmam Hüseyin aþkýna þerbet daðýtmakta, kimi bir köþede hocanýn anlattýklarýný ve okuduðu mersiyeyi dinlemekte ve sessizce aðlamaktadýr… Kimide destelerle birlikte "Ya Hüseyin" deyip göðsüne baþýný vurmaktadýr. Kadýn ve erkek Kasým otaðý adý verilen sembolik oda biçimi yapýlmýþ küp þeklindeki omuzlarda taþýnan Kasým Otað'ýnýn altýndan geçerek dileklerinin yerine gelmesini isterler. Aþura günü "Ýmam Ýhsaný" adýyla evlerde piþirilen yemeklerden yoksullar öncelikte olmak kaydýyla her kese daðýtýrlar. Aþura törenlerinin ardýndan mezarlýklar ziyaret edilerek Kuran okunur. Ýþte deðerli okuyucular sizlere iki ay boyunca Hz. Muhammed Mustafa (SAA)'ýn torunu Hz. Hüseyin ve vefalý dostlarýyla ailesinin çektiði acýlara göz yaþý döken Ehlibeyt dostlarýnýn yaptýklarýný teferruatýyla anlatmaya çalýþýyorum. Muharrem ayý dünyadaki bütün Müslümanlarca kutsal bir ay olarak görülmektedir. Bazý çevreler Aþura gününü bayram bilip birbirinin bayramýný kutlar ve Aþureler piþirip daðýtýrken Ehlibeyt dostu Aleviler ve Caferilerse peygamber torununun acýsýna göz yaþý dökmektedir. "Ya Hüseyin" nidalarýyla inlemektedirler. Çünkü Muharrem ayý Þiilerce matem ayýdýr yas ayýdýr. Bu ay Hz. Hüseyin'e layýk dost olmayý ispat ayýdýr. Aþura günü ve müteakip günler, özellikle Aþureyi takip eden ilk hafta içinde imam ihsaný yemekleri olduklarý halde yapýlýr ve daðýtýlýr. 1427 yýl önce Kerbela denilen yerde yezit ve askerlerince etrafý sarýlan imam Hüseyin ve yakýnlarý susuzlukla günlerce mücadele ettiler. Çocuk ve hastalar günlerce su diye inlediler.Fakat Yezit ve askerleri su vermediler peygamber efendimizin biricik torunu Hz Hüseyin 72 yakýný ile birlikte koskoca yezidin ordusuna karþý, koydu.Su getirmek için Fýrat nehrine gitmek isteyen Hz.Hüseyin ve yakýnlara, askerlerce durduruldu.Hz.Hüseyin Fýrat nehrine gitmeye çalýþtýkça askerler çadýrlara saldýrýyorlardý, çoluk çocuðu öldürmek istiyorlardý. Hz. Hüseyin gelince de kaçýyorlardý, on bir kez daha su diye inleyen oðlu Aliasker'e su getirmek için atýna binen Hz .Hüseyin askerlerin çadýrlara saldýrmasý ile geri döndü ve dövüþ baþladý. Hz. Hüseyin önüne çýkaný bir kýlýç darbesi ile yere deviriyordu. Askerler korkmaya baþladýlar...Fakat Hermele isimli savaþçý attýðý bir okla Hz.Hüseyin'i baþýndan vurdu.Ardýndan diðer oklar vücuduna saplandý. Artýk Hz Hüseyin atýndan düþmüþtü. DÜÞTÜ HÜSEYN ATINDAN SAHRÃŽ-YI KERBELA'YA CÝBRÝL VAR HABER VER SULTAN-I ENBÝYAYA Askerler toplandýlar Hz .Hüseyin'in etrafýnda Havle bin yezit eðildi Hz. Hüseyin'in baþýný kessin.Hz.'Hüseyin" sen deðilsin benim katilim dedi.Býçaðý boynuna dayayan Þimre bakarak :Ýþte dedem Muhammedin söylediði adam sensin ".katilim sensin, kes boynumu,atam peygamberin öptüðü yerden" Þimr Hz. Hüseyin'in ayýrdý vücudunu baþýndan acýmadan...Allah'tan korkmadan.'.. Haným Zeynep ve Ummügülsüm saçlarýný yoluyor diðer kadýn ve çocuklar feryat ediyordu,Askerler cesetleri çiðniyor parçalýyor çadýrlar ve Hz. Hüseyn'in ve yakýnlarýnýn eþyalarý yaðmalanýyordu.Askerler Ýmam Hüseynin hasta oðlu Zeynel Abidini aradýlar bulamadýlar; Þehitlerin baþlarý birer birer mýzraklara geçirilip Küfe sokaklarýnda dolaþtýrýldý. BU GECE KERBÜBELÂDA NECE TUFAN OLACAK ZEYNEBÝN ZÜLM-Ü SÝTEMDEN CÝÐERÝ KAN OLACAK Peygamber efendimizin canýndan çok sevdiði ve 'Hüseyin bendendir ve bende Hüseyin'denim Allah Hüseyin'i sevenleri sever" dediði Ehlibeyti artýk yoktu. Ýmam Hüseyin'in kardeþi Zeynep periþandý Bir tepsi içinde yezit'e sunulan Hz.Hüseyin'in kesik baþý yezidi bile ürkütmüþtü Ýslam tarihine kara leke olarak geçen Kerbela olayý 72 kiþiye karþý 16 bin kiþi arasýnda vuku bulan hunharca zulüm ve iþkenceyiaz da olsa anlatmaya çalýþtým. Ýþte aradan geçen 1351 yýllýk süre Peygamber Efendimizin torunu Hz. Hüseyin'in ve 72 yakýnýnýn Ýslamiyet'in yaþamasý için verdiði acý dolu mücadeleyi Kerbela olayýný Müslüman halka unutturamamýþtýr.Bilhassa Þiiler Hz.Hüseyin'in çektiði o acýya ortak olmak istercesine,kýlýçlarla baþlarýný çiziyor , zincirlerle sýrtlarýný dövüyor,aðlýyor yas tutuyor.. .Her þey Ýmam Hüseyin aþkýna onun çektiði acýnýn ýzdýrabýn birazýný çekebilmek için... Iðdýr da ki Þiiler de Muharremin 1.günüde yapýlan gösterilerle Hz.Hüseyin'in þehit edilmesini anarlar ve sabah ezanýyla baþlayan tören öðleden sonra sona erer. muharrem ayýnýn baþlamasýyla birlikte yasta baþlýyor...Günlerce susuz býrakýlan peygamberimizin sevgili torunu zalimce öldürülmüþ ve baþý gövdesinden ayrýlmýþtý.' camilerden yükselen "Ya Hüseyin vay Hüseyin feryatlarý insaný Ürpertiyor.. Söylenen aðýtlar insaný aðlatýyor., düþündürüyor..iþte onlardan birkaç dörtlük,'¦ Eyvah þehit oldu Kasým Bir sen idin nefesim ses ver bana battý sesin Cevaným oðul vay oðul Düþman vurup sinene ok Dur yatma gün sýcaðý çok Öpmeye bir sað yerin yok Cevaným oðul vay oðul Su getirmek için Fýrat'a giden ve su tulumunu doldurup getirirken oklanan ve kollarý kýlýçla kesilen Hazreti Abbas kardeþi imam Hüseyin'i yadýma çaðrýþý Yaralandým Fýrat üste yetiþ imdadýma Hüseyn, Kollarým kalem oldu gelsen dadýma Hüseyn . Kýrbayý deldi zalim, sular aktý yerlere Sakine su içmedi yetiþ dadýma Hüseyn Ecel geldi gözüme intizardayým kardaþ Baþým al dizin ,üste yetiþ dadýma Hüseyn Çevremi aldý düþman baþýmý kesmek ister ; Yüzünü birce görüm yetiþ dadýma Hüseyn AÞURA Yüzyýllardan beri Iðdýr ve çevresinde aþura törenleri yapýlýr. Zamanla Iðdýr dan büyük þehirlere göç eden Caferi mezhebine mensup vatandaþlar Ýstanbul Ýzmir gibi þehirlerde de bu aþura törenlerini sürdürmüþ. 2 ay gibi muharremlik ve sefer ayýný yas ayý olarak ilan etmiþlerdir. Aþura törenleri ülkemizde aðýrlýklý olarak Iðdýr ve çevresinde yerleþik bulunan ancak daha sonra buradan göç ederek çeþitli büyük þehirlere yerleþmiþ Caferi mezhebine mensup bir topluluk tarafýndan sürdürülen aþura törenleri yýllardýr özünden hiçbir þey kayýp etmemiþ gibi devam etmektedir. Yýllardan beri Iðdýr da muharrem ayýnýn girmesiyle baþlayan yas ayý ile ilgili olarak bir çalýþma yapmaya çalýþtým. Aþura günü törenleri izlemeye gelen Caferi olmayan vatandaþlarýn kafasýnda beliren bazý sorularýn cevabýný bu çalýþmamda vermeye çalýþtým.Iðdýr da Caferilerin dini lideri konumunda bulunan Hüseyin Yeþil hocaya çeþitli sorular yönelttim. Aldýðým cevaplarý çeþitli kaynaklardan destekleyerek bu kitabý hazýrladým MUHARREMLÝK AYI Ýslam tarihinde büyük acýlarýn kaynaklarýndan birisi olan Kerbela olayý,Iðdýr ve çevresinde her yýl yapýlan törenlerle anýlmaktadýr.10 muharrem 680 tarihinde ,Peygamber efendimizin torunu Hz. Hüseyin ve 71 adamýnýn, Emevi halifesi Yezid'in adamlarý tarafýndan þehit edilmeleri ve geri kalanlarýn çok kötü þartlarda baþka bölgelere sürgün edilmeleri Ýslam tarihine önemli bir olay olarak geçmiþtir.
aðuçan
31-12-2006, 02:56 PM
Muharrem ayýnýn girmesiyle birlikte 60 gün sürecek yasta baþlar. 60 gün süre ile düðünler yapýlmaz sünnet yapýlmaz halk bir nevi eðlenceden uzak durur. Kýsaca "hayýr iþleri yapýlmaz "Evlerde mersiyeler okutulur ihsanlar daðýtýlýr. Muharrem ayýnýn 10. gününe kadar camilerde muharremlik ayý aþura olayý bütün boyutlar ile anlatýlýr .mersiyeler okunur,dualar edilir.Gençlerden kurulan "deste" guruplarý zincirle dövünerek Hz.Hüseyin'in yaþadýðý acýlarý yeniden yaþarlar.Sýrtlarýný zincirle sinelerini yumrukla dövüp Kerbela acýsýný sembolik olarak hatýrlatýrlar.10 gün süreyle süren aþura törenleri 10. gün yani aþura günü hemen hemen herkes camilere gider anma toplantýlarýna iþtirak ederler.O gün ticaret ya da iþ yapýlmaz,yeni bir þey alýnmaz iþyeri açýlmaz.Camilerde toplanan Caferi vatandaþlar Kasým otaðý adý verilen bir beþiðin altýndan geçerek niyet tutarlar adak adarlar. Iðdýr da yaþayan vatandaþlarýn hala Kerbela olayýnýn etkisinde kalarak gönüllerinde imam Hüseyin'in aþkýný yaþatmalarý Ehl-i Beyite sahip çýkmalarý olayýn ciddiyetini ortaya koymaktadýr. MUHAREEM AYININ 10. GÜNÜNE AÞURA DENÝLMESÝNÝN SEBEPLERÝ Aþura törenleri muharrem ayýnýn 10.günü düzenlenmektedir.bu güne "aþura "adýnýn verilmesinin üzerinde kýsaca duralým. Aþura kelimesi Arapça da on sayýsýný anlatan "a-þ-r" kökünden gelir ve Muharrem ayýnýn 10. gününde yaþanan Kerbela olayýný anlatýr. Þiiler-Caferiler arasýnda , Aþura günün anlamýna iliþkin çeþitli inançlar bulunmaktadýr. Bu inançlar aþura gününe çýkýlan gece gerçekleþtiðine inanýlan birçok önemli olaya dayandýrýlmýþtýr.Bunlardan bazýlarý þöyle ifade edilebilir. Gökler aþura günü yaratýlmýþtýr."Ademin tövbesi"nin aþura günü kabul edildiðine inanýlýr Ýlk insan olduðuna inanýlan Adem,ayný zamanda peygamberdir.Ýlk günah iþleyen ,ilk tövbe eden ve tövbesi ilk kabul edilendir.. Hz.Ýdiris aþura günü göðe kaldýrýlmýþtýr.. Nuhun gemisi aþura günü Cudi Daðýnda karaya oturmuþtur.Yani Nuh tufaný bu gece bitmiþtir. Hz.Ýbrahim aþura günü doðmuþtur.,O gün ateþe atýlmýþtýr.Hz.Ýbrahim'i içine atýldýðý ateþin mucizevi bir biçimde yakmadýðýna inanýlýr. Hz. Davut'un tövbesi o gün kabul edilmiþtir.ve Hz. Süleyman'a da "mülk"ün yine o gün verildiðine inanýlýr. Hz. Eyüp'ün "dar ve belasý" Allah tarafýndan aþura günü def edilmiþ ,hastalýklarýndan o gün kurtulmuþtur. Hz.Musa,denizden aþura günü kurtarýlmýþ,;firavun ve adamlarý o gün boðulmuþtur. Hz.Yunus, balýðýn karnýndan aþura günü kurtarýlmýþtýr. Ýsa göklere aþura günü kaldýrýlmýþtýr. Kerbela olayý aþura günün meydana gelmiþtir. Yukarýdaki rivayetleri Emeviler, Aþura gününü ve Ýmam Hüseyin'in acýsýný Ýslam alemine unutturmak için uydurulmuþ sözlerdir. AÞURA TÖRENLERÝNÝN ANLAMASAL TEMELÝ OLARAK KERBELA Kerbela Olayýný Hazýrlayan Siyasi Geliþmeler Kerbela olayý, Hicri tarihin 61. yýlý Muharrem ayýnýn 10. gününde meydana gelmiþtir. Kerbela olayýnýn meydana geldiði dönemin sosyal politik yapýsýný ve etkilerini ortaya koymak gerekmektedir. Peygamberin ölümünden sonra, Ýslam toplumunun yönetiminde büyük sorunlar ortaya çýkmýþtýr. Üçüncü halife Hz.Osman, döneminde Þam Vilayeti'ne vali olarak atanan Maviye, valilik makamýna gelmesi ile Þam bölgesinde nüfuz ve otoritesini güçlendirmiþ ve yönetimde büyük bir aðýlýk kazanmýþtýr. Halife Hz.Osman'ýn bir suikast sonucu ölümünden sonra, Peygamber'in yeðeni olan Hz. Ali halife olmuþtur.Muaviye buna itiraz ederek, Halife Hz.Ali'ye isyan etmiþtir. Aþura törenleri ile ilgili bir broþürde bu isyanýn gerekçesi, farklý bir biçimde sunulmaktadýr. Buna göre Halife Hz. Ali, kendi siyasal kadrosunu oluþturarak birçok valiyi görevden almýþ; yerine yeni valiler atamýþtýr. Muaviye ise valilikten alýnmasýný kabul etmeyerek bir isyan baþlatmýþtýr. Gerekçesi ne olursa olsun bir isyan, Halife Hz.Ali kuvvetleri ile Maviye kuvvetlerinin Sýffýn'de savaþmalarý ile sonuçlanmýþtýr. Bu savaþ, Ýslam tarihinde Sünni-Þii ayrýþmasýnýn geri dönülmez biçimde baþladýðý noktayý oluþturmuþtur. Halife Hz.Ali'nin ölümünden sonra hilafet makamýný kimin doldurduðu konusunda Sünniler ile Þiiler arasýnda görüþ ayrýlýðý vardýr. Þiilere göre halk, Halife Hz.Ali'nin oðlu Hz. Hasan halife -imam- olarak seçmiþtir. Hasan, toplumdaki içi bunalým ve dýþ sorunlar karþýsýnda belli þartlar çerçevesinde Muaviye ile barýþ yapýp yönetimi ona devretmiþtir. Bu dönemden sonra Muaviye Hz. Hasan'la yaptýðý barýþ anlaþmasýnýn tersine, oðlu Yezid'i kendisinden sonra halife tayin etmiþtir. Muaviye'nin ölümünden sonra, saltanat yoluyla Yezit halife olmuþtur. Yezit'in halife olmasý, toplumda büyük tepkiyle karþýlanmýþtýr. Bu olay en ciddi tepkiyi gösteren ise Halife Hz. Ali'nin oðlu Hz. Hüseyin'dir. Ve bu dönemden sonra kalýcý ayrýlýklar baþlamýþtýr. (Zeynebiye Aþura Tertip Komitesi (tarihsiz): s, 2-5). 3.2.2. Yezit Dönemi Ve Kerbela Olayý Caferilere göre, Yezit dönemi, tarih boyunca insanlýk için unutulmayacak olan Kerbela olayýný beraberinde getirmiþtir. Yezit, halife olunca ilk iþ olarak, toplumda belli aðýrlýðý ve saygýnlýðý olan kiþilerden kendi yönetimine biat almak için valiler görevlendirmiþtir. Amacý yönetimine meþrutiyet kazandýrmaktýr. Bunun üzerine Medine valisi Velid bin Utbe, halifenin isteðiyle Halife Hz. Ali'nin oðlu Hz. Hüseyin'i hükümet konaðýna getirip onu Yezit'e biat etmeye davet etmiþtir. Bir dönüm noktasýnda bulunduðunun bilinç ve sorumluluðunda olan Hz. Hüseyin, Vali'ye Yezit'e biat etmeyeceðini açýklamýþtýr. Yezit, saltanatýn geleceði açýsýndan Hz. Hüseyin'in kendi yönetimini onaylamasýna büyük önem vermektedir.
aðuçan
31-12-2006, 02:58 PM
Eðer Hz.Hüseyin gibi biri, biat edecek olursa, onun yöneticiliði onaylanmýþ olacaktýr. Yezit ne pahasýna olursa olsun biat almakta kararlý idi Hz.Hüseyin ise tam tersine biat etmemekte kararlý idi. Bundan sonra olay, ya Hz.Hüseyin'in biati, ya da öldürülmesi þeklinde belirginleþmiþtir. Biati reddeden Hz. Hüseyin, kan döküleceðini anlayýnca, Ýslam toplumu içerisinde kan dökülmesine fýrsat vermemek için ailesiyle Medine'den ayrýlarak Kuran'da "emin belde" olarak tanýmlanan Mekke'ye girmiþtir. Hz.Hüseyin'in Mekke'ye gitmesi memnunlukla karþýlanmýþtýr. Hz.Hüseyin'e ilgi gösterenlerin baþýnda Küfe halký da gelmektedir. Çünkü Küfe, Hüseyin'in babasý Ali zamanýnda hükümet merkezi idi ve bu þehir de Ehl-iBeyt taraftarlarý çoðunluktaydý. Ve Küfeliler Hz.Hüseyin'e mektuplar göndererek kendisine biat etmeye hazýr olduklarýný bildirmiþlerdir. Hz. Hüseyin Mekke'nin saygýnlýðýný korumak ve Mekke'de kan dökülmesine engel olmak için kendisine yapýlan davet üzerine Küfe'ye doðru yola çýkmýþtýr. Fakat, bazý yakýnlarý ve dostlarý küfe'ye gitmesini istemedikleri için Hz.Hüseyin'i vazgeçirmeye çalýþmýþlardýr. Yezit tarafýndan Küfe'ye gönderilen Ýbni Ziyad, Küfelilerin Hz.Hüseyin'e biat ettikleri takdirde, bütün erkeklerin öldürülüp kadýnlar ve çocuklarý esir alacaðýný ve tüm mallarýnýn yaðmalanacaðýný söylemiþtir. Bunun üzerine Küfe halký Hz.Hüseyin'den desteðini çekmiþtir. Bu sýrada Hz.Hüseyin'in elçisi Müslim, Yezit'in askerleri tarafýndan þehit edilmiþtir. Küfelilerin desteðini çektiðini ve amcasýnýn oðlunu þehit edildiðini öðrenen Hz.Hüseyin'in asýl amacý, Þiilere göre iktidara ulaþsa da ulaþmasa da, Yezid'in yönetiminin meþrulaþmasýna izin vermemekti. Bu nedenle Hz.Hüseyin'in, "bütün yeryüzünde barýnacak bir yer ve ayak basýlacak bir toprak kalmasa dahi Yezit'e asla biat etmeyeceðim" dediði rivayet edilmiþtir.Hz. Hüseyin, Mekke'den ayrýlmasýndan sonra kendisini takip eden Yezit'in askerleri tarafýndan, ailesi ve dostlarý ile birlikte Kerbele çölünde kuþatýlmýþtýr. Hz.Hüseyin'e, biat etmediði takdirde öldürüleceði bildirilmiþtir. Hz.Hüseyin ise biat etmeyeceðini açýklamýþtýr. Ordunun verdiði cevap ise "ya biat, ya ölüm" olmuþtur. Bunun üzerine Kerbela çölünde Hz.Hüseyin ve dostlarý, Yezid ordusu ile savaþmaya baþlamýþtý. 72 kiþilik Hz. Hüseyin ordusu kalabalýk ordu karþýsýnda yenilgiye uðramýþtýr. Hicri 61 yýlýnda, Muharrem ayýnýn onuncu Cuma günü, Hz.Hüseyin 55 yaþlarýnda þehit edilmiþtir Günümüzde bütün dünyadaki Þii topluluklarýnda olduðu gibi, Iðdýr yöresinde de Caferi topluluðu her yýl aþura gününde düzenlenen törenler ile Kerbela olayýný anmakta ve bu törenlere kalabalýk bir kitle katýlmaktadýr. Ülkemizde bu törenler sadece Iðdýr yöresinde deðil, örneðin Ýstanbul Zeynebiye'de yapýlmaktadýr. (Zeynebiye Aþura Tertip Komitesi (tarihsiz): 5-19). Caferi topluluklarýnýn yoðun olarak bulunduðu yerlerde Muharrem ayýnýn 10. gününde Hz. Hüseyin anama törenlerinin hangi aþamalardan geçerek yapýldýðý, bu törenlerin icrasýnda, geçmiþten günümüze bir deðiþme olup olmadýðý konularý Iðdýr ilinde yaptýðýmýz saha çalýþmasý çerçevesinde bu çalýþmada ele alýnacaktýr. Hüseyin'in Þehit Edilmesinin Caferi Topluluklarý Açýsýndan Moral Ýçeriði Hz.Hüseyin'in þehit edilmesine varan olaylar zinciri, yukarýda da belirttiðimiz gibi Peygamber'in ölümü akabinde baþlayan ihtilaflara dayanýr. Caferiler, bu olaylarýn basit bir "iktidara kimin geleceði" problemi olarak görmezler. Onlara göre bu olaylarýn temelinde, iktidarýn meþruiyeti sorunu yer alýr. Dolayýsýyla, bu olaylar zinciri içinde bir halka teþkil eden Hz.Hüseyin'in iktidara baþ kaldýrýþý sadece Yezid aleyhine baþlatýlan siyasi ve askeri bir hareket olmayýp ayný zamanda, Emevi Rejimi'nin Ýslamiyet verdiði zararlarý önlemek için baþlatýlan bir mücadele olarak anlaþýlmýþtýr. Caferi inancýnda Hz. Hüseyin'in mücadelesi, tarihin bir anýnda olup bitimiþ bir olay olmayýp dinsel/siyasal bir idealin örnek bir anlatýmýdýr. Bu nedenle Caferiler, Kerbela olayýný, insanlara, mukaddes amaçlarýn sadece mukaddes araçlarla elde edilmesini öðreten bir mücadele modeli olarak kavramýþlardýr. Siyasi mücadelede "ahlaki uslup" olarak nitelenen Hüseyin'in üslübu, diðer üslüplardan daha etkili bir üslup olarak yüceltilir Çünkü Hz. Hüseyin zülme haksýzlýða baþ kaldýrmýþtýr. Bu mücadelede Þehit olmuþtur.Ýslamiyet'i kendi çýkarlarýna alet eden bir insana ve yönetime dur demiþtir. IÐDIR'DA AÞURA TÖRENLERÝ Bu bölümde, sahada yaptýðýmýz görüþmeler aracýlýðýyla Iðdýr'da aþura törenleri konusunda derlediðimiz veriler, betimleyici bir dille sunulacaktýr. Muharrem Ayý ve Aþura'nýn Anlamý Muharrem ayý, Arap kameri (ay) takvimindeki aylardan biridir. Arap geleneklerinde, yýllýn bazý aylarýnda savaþýn haram olduðuna inanýlýrdý. "Muharrem" ayý da savaþýn haram olduðu 4 aydan biridir. Ýslamiyet'te de bu aylarda savaþýn haram olduðu kabul edilmiþtir. Çalýþmamýzda görüþmecilerimize aþuranýn anlamýný sorduðumuzda görüþülenlerden (A.G.) sorumuzu; Aþura Kuran'daki "furkan" ýn anlamýný ifade eder. Hak ile batýlý ayýran çizgidir. Haksýzýn karþýsýnda direncin ve haykýrýþýn adýdýr. Bir avuç dostu ile, düzenli bir orduya karþý ölümü seçmenin sevgisidir. Kan, kabile ve aþiret anlayýþýnýn evrensel misyon karþýsýnda maðlubiyetidir. biçiminde cevaplamýþtýr.
aðuçan
31-12-2006, 02:59 PM
Caferilere göre, Emevi hükümeti döneminde Ýslamiyet kurallarý hiçe sayýlarak halifelik saltanat haline getirilmiþtir. Emevi saltanatýnýn Muaviye'den sonra ilk varisi olan oðlu Yezit de, babasý gibi saltanatýna muhalefet edenlere þiddet le karþýlýk vermiþtir. "Muharremlik ayý" 681 yýlýnda hicretin 61. yýlýnda baþlamýþtýr. "Muharremlik ayý"nýn birinci günü, Hz.Hüseyin, Irak topraklarýnda bulunan Kufe þehrne doðru yola çýkmýþtýr. Birinci günden onuncu güne kadar bu yolculuðun seyri camilerde anlatýlýr. Birinci günden baþlayarak her günün farklý bir ismi vardýr. Günlerin aldýðý bu isimler, Hz.Hüseyin'in yolculuðu sýrasýnda yaþana farklý olaylardan alýnmýþtýr. Ýlk dokuz gün boyunca yapýlan þeyler hemen hemen aynýdýr. En önemli gün onuncu gündür. Halk geniþ bir alana toplanýr, dýþarýda törenler düzenlenir. Muharrem ayýnýn dokuzuncu günü, Arapça "dokuzuncu gün" anlamýna gelen "tasua günü" denir. "Tasua", Yezid ordusu ile Hz.Hüseyin ve beraberindekiler arasýnda harp ilan edildiði gündür. Bu nedenle " tasua günü" genel helalleþme günüdür. Onuncu gün ise Arapça'da "onuncu gün" anlamýna gelen "aþura günü" ya da kýsaca "aþura" adýný alýr. Kerbela'da Hz. Hüseyin'in þehit edildiði gündür. Aþura akþamýna "Þam-ý Gerip" adý verilir. Ýnanca göre, onuncu günün akþamýnda, Hz.Hüseyin'in ailesi, çadýrlarý yýkýlýp Yezid'in adamlarý tarafýndan esir alýnarak Þam'a doðru götürmüþlerdir. Hz.Hüseyin ve 71 yaveri Kerbela çölünde Muharrem ayýnýn 2'sinden itibaren Yezid ordusu tarafýndan kuþatma altýna alýnmýþ; Muharrem ayýnýn 10. günü þehit edilmiþlerdir. Kadýn ve çocuklar da esir alýnarak Kufe ve Þam þehirlerine götürülerek dinden çýktýklarý için halka teþhir edilmiþlerdir. Bu olaylar, Caferi cemaatinin en dramatik tecrübeleri olarak tarih boyunca aþura törenleri ile yad edilmiþtir. Bu arada yaptýðýmýz araþtýrmada görüþtüðüm insanlarýn bazýlarý Aþura hakkýnda þunlarý söylerler "Olaylar o güne isabet etmiþtir diye Aþura gününde dualar yazmýþlar, dualar etmiþlerdir. Fakat görüþülenlerden (H.A.)'ya göre bu olaylarýn Aþura gününde gerçekleþtiði kesin deðildir. Aþura'da sadece Hz.Hüseyin'in þehit edilmesi kesin bir doðruluk taþýmaktadýr: Bu da ayetlerimizde ve hadislerimizde sabittir ki, ne Hz.Adem'in, ne Hz. Nuh'un, ne Hz.Yunus'un, ne de Hz.Yusuf'un baþlarýna gelen olaylarýn Aþura gününe denk geldiði kesin deðildir. Tarihimizde "Muharremlik ayý"'nýn onu, sadece Hz.Hüseyin'in Kerbelasý ve Aþurasý içindir… Peygamberin izini takip eden Müslümanlar da, bu olaydan sonra her yýl Muharrem ayý'ný yas ilan edip o günleri unutmamýþlar; Hz Hüseyin'le birlikte 71 akraba ve dostun þehit ediliþini törenlerle yas meclisleriyle günümüze kadar anarak devam ettirmiþlerdir. Görüþmecilerden (B.K.)'y göre de, "Muharremlik ayý", Emevi hükümdarlýðýna Ýslami bir kaygý ve itirazla baþ kaldýran toplumu uyandýrmaya çalýþan Peygamber'in torununu þahsýnda sembolleþen Ýslam uyanýþý ve eðitimi anlatýlmaktadýr. Caferi bir Müslüman, tarihte hakkýn ve haklýnýn yalnýz býrakýldýðýna inanýr. Bu, onun açýsýndan su götürmez bir gerçektir. Bu apaçýk gerçeðin bir örneði, kendisini Kerbela'da göstermiþtir. Ama yine de, bütün maddi engellere karþýn, Kerbela, hakkýn sesinin batmadýðýný anlatmaktadýr. Genel olarak Þiiler ve özelde Caferiler Muharrem ayýný, hakla batýlýn karþý karþýya geldiði; zulme, zillete karþý mücadelenin tarihteki en büyük örneði olarak Kerbela olayýnýn içinde gerçekleþtiði bir ay olduðuna inanmaktadýrlar. "Muharremlik ayý" ve aþura; ailelerden, yaþanýlan çevreden, kitaplardan öðrenilmektedir. Hangi mevkide olursa olsun zalime baþ kaldýran, kýyam ve cihat ahlaký, samimiyet, imama baðlýlýk, Allah rýzasý, sorumluluk duygusu ve bunlarýn en önemlisi olarak aþk. Bunlar "Muharremlik ayý"nýn baþlangýcýndan aþura gününe kadar yapýlan minber konuþmalarýnda, Kerbela ve Kerbela mesajýndan haberdar olan kiþilerin kitaplarýndan öðrenilmiþtir. Bütün aileler, aþura törenlerine aktif veya seyirci olarak katýlmaktadýr. Muharrem Ayý Girdiðinde Yapýlan Hazýrlýklar (H.A)'nýn anlattýklarýna göre "Muharremlik ayý" yas ve anma ayý olduðu için bu aya girildiðinde aþura günü hazýrlýklarýna baþlanýr. Camiler ve þehrin belirli yerlerine siyah bezler ve günün anlam ve önemini belirten yazýlar asýlýr. Kadýnlar evlerinde 2 ay boyunca mersiye (aðýt) günleri düzenlerler, erkekler ise Muharrem ayýnýn ilk on günü hazýrlýk ve çalýþmalarda daha ön plandandýr. Ayrýca aþura günü okunmak üzere aðýt sözleri yazarlar. Halký "bilinçlendirmek" için Muharrem ayýyla ilgili broþür hazýrlanýr. "Muharremlik ayý" gelindiðinde özellikle koyu renkli ve siyah elbiseler çýkarýlýp temizlenir. Bu ayda yeni elbiseler diktirilmediði için kadýnlar önceden hazýrlýklar yaparlar. Yas ayý olduðu için kadýnlar sözleþmezler, kadýnlar arasýnda günler ertelenir. "Muharremlik ayý"na ön hazýrlýklarýn baþýnda deste gurubu oluþturma çalýþmalarýna baþlanýr. Gerekli ilahiler belirlenir onlarýn gurup halinde olma provalarý yapýlýr deste guruplarý " deste baþý" denen kiþi belli bir düzen dahilinde eðitir. Halkta buna eþlik eder. Bu hazýrlýk faslýnda kadýn ve erkeklerin yaptýklarý arasýn da fark yoktur. Böyle bir ayrým olmaz. Kadýn kendi yapmasý gerekeni erkek ise kendi yapmasý gerekeni yapar. Fakat bunlar kadýn ve erkek arasýndaki farklar diye ayrýlamaz.Son yýllarda genç kýzlardan oluþan deste guruplarý da oluþmuþtur. Bunlar erkekler gibi zincirle dövünmezler. Sadece sine vururlar.Caferi mezhebi mensuplarý bu hazýrlýklara katýlmaktadýr. Bu hazýrlýklarda yaþlý, genç, çocuk ayrýmý yoktur. Herkesin kendince bir faaliyeti vardýr. Ýnsanlar camilere toplanýr. Ýhsanlarda bulunur. Bu katýlýmlarda kadýn, erkek diye bir ayrým yoktur. Hepsi kendine yüklenen görevi yerine getirmektedirler. Kadýnlar daha çýk evlerinde taziye okuturlar; yaþlýlar çoðunlukla þehitler anýsýna "sine vururlar". Gençler ise zincir vururlar. Çocuklar da bir þeyler yapmak için uðraþýrlar. "Muharremlik ayý" törenlerinde her taraf siyahlara bürünür; zincir yaptýrma heyecan, "deste"leri oluþturma telaþý, destede yer kapma mücadelesi… gençlik yýllarýnýn canlý hatýralarý olarak insanlarýn hafýzalarýna kazýnýr. Cemaat üyelerinden "hayýrlý iþleri" olanlarýn bunlarý, Muharrem ayý gelmeden tamamlamalarý gerektiðine inanýlýr. Çünkü bu ayda hayýr iþleri yapýlmaz. Geleneksel olarak Muharrem ayýnda, neler yapýldýðý görüþülenlere sorulmuþtur. Aldýðýmýz cevaplardan, Iðdýr'da, Muharrem ayýnýn baþýndan itibaren kadýn-erkek bütün halkýn camilerde toplandýðý anlaþýlmaktadýr. Geleneksel olarak bu ayýn ilk dokuz gününde, Þehir siyahlarla bürünürdü. Gençler için desteye katýlma, arkadaþlarla zincir vurma, birlikte ilahiler ve aðýtlar ezberleme alýþtýrmalarý yapma, bir oyun havasýna bürünen etkinlikler olmaktaydý. Muharrem ayýnda, fakirlere el uzatýlýr, yani yardým edilir. Ýnsanlar "Muharremliðin önemini bildiðinden ona kilitlenir. Ýhsanlarýný artýrýrlar ve Arap kabilelerinde haram aylarý denen Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Sefer aylarýndan hiç birinde birbirileriyle savaþmazlar sefere çýkmazlardý. Ýslamiyet geldikten sonrada bu devam etmiþtir. Yas Davranýþlarý ve Tabular Caferilere göre, vahiy meleði Cebrail'in HZ.Muhammet Peygamber'e getirdiði haber üzerine iki torunu için aðlayýp yas tuttuðu rivayet edilmiþtir. Olayýn vahamet ve vahþeti Ýslam alemini derinden etkilemiþtir. Hz.Hüseyin taraftarlarý bu olayý duyduktan sonra dövünerek yas tutmaya baþladýlar. O günden sonra böyle devam etmektedir. Yani bu zincir ve baþa hançerle vurma Kerbela olayýndan kalmýþtýr. Bunlar o dönemde yaþayan" Ehlibeyt" dostlarýnýn kültürlerinde var olan yas þekilleri olduðu için yapýla gelmiþtir. Fakat bazýlarýna göre bu dikkat çekme anlamý da taþýyabilmektedir. Bu yas þekli (zincir vurma) artýk eski önemini yitirmiþtir. Günümüzde zincir vurmanýn yerini sine vurma almýþtýr. "Muharremlik ayý"nda zincir vurma olayýný daha çok gençler yapmaktadýr. Ýsteyen yaþlýlar da yapabilir. Fakat gençler çoðunluktadýr. Bu zincir vurma olayý örfi olup dini ve mezhebi bir dayanaðý yoktur. Bunu daha çok Hz. Hüseyin'e duyduklarý sevginin bir ifadesi olarak almak gerekmektedir. Yoksa kendine eziyet etme anlamýnda anlamamak gerekir. Bu sadece kültürel bir gelenektir. Zincir vurma 15-30 yaþ arasýndaki gençler tarafýndan gerçekleþtirilmektedir. "Muharremlik ayý" törenlerinin yapýldýðý diðer Ýslam ülkelerinde yaþlý- genç ayýrt edilmeden zincir vurulur. Daha çok tasua ve aþura günü vurulur. Bunlara ilahilerle eþlik edilir. Zincir vurulmamasý dinsel açýdan bir eksiklik olarak görülmemektedir. Vurulmasýnýn sebebi Hz. Hüseyin'in þehit edilmesi ve çocuklarýnýn ve akrabalarýnýn Yezid tarafýndan el ve kollarýnýn zincire vurularak esir edilmeleridir. Rivayete göre onlarýn duyduklarý acýlarý zincir vurarak kendi vücudumuzda hissetmekteyiz. Bu olayda önemli olan bir kültürün yas biçimidir. Bu yas þekli kültürden kültüre farklýlýk gösterebilmektedir. Bu Caferi mezhebine mensup bazý kültürlerde deðiþik þekilde yas tutulmaktadýr. Gençlerin zincir vurduklarý sýrada, aktif olmayan katýlýmcýlar da sine vurmaktadýrlar. Þii ya da Cafer olmayanlarýn zincir veya sine vurmasýnda bir sakýnca olup olmadýðý sorulduðunda; isteyen katýlabilir. Zincir vurmaya katýlmakta da bir sakýnca yoktur.
aðuçan
31-12-2006, 03:00 PM
Bunlar sembolik yas tutma þeklidir. Günümüzde köylerde veya bazý camilerde devam etmektedir. Eskisi gibi fazla yapýlmaktadýr. Ayrýca (Þ.Y.)'ye göre "Muharremlik ayý"nda zincir vurmaya benzer bir yas biçimi de, kýlýçla baþa vurma þeklinde gerçekleþmektedir. "Baþ vurma", bir tür matem taþkýnlýðý olup mezhebi ve dini bir deðer taþýmamaktadýr. Ýnanca göre, Kerbela'da þehit edilenler kýlýçla þehit edilmeleri nedeniyle onlarýn acýsýný hissetmek için yapýlan bir davranýþtýr. Görüþülenlerden (N.B)'yer göre baþ vuranýn kaynaðýnda Zeynep'in Hüseyin'in baþýnýn mýzraða asýlý olarak gördüðünde üzüntüsünden baþýný aðaca burmasý ve bunun sonuçu olarak kafasýnýn parçalanmasý bulunmaktadýr. Bundan dolayý baþa hançer vurulur. Bazý kimseler, adakta bulunduklarý için baþvurma türünden bir yas pratiði gerçekleþtirmektedirler. Örneðin "adaðým yerine gelsin, seneye baþvurayým" gibi. Bunlarý daha çok küçük çocuklar yapmaktadýr. Ama eskiden yapýldýðý kadar günümüzde yapýlmamaktadýr. Daha önce de belirttiðimiz üzere, baþvurma ve zincir vurma gibi yas pratiklerinin yerini sine vurma almýþtýr. "Baþ vurma" dinsel açýdan gerekli görülen bir yas pratiði olmadýðý gibi, bunu "nefse eziyet" olduðu için günah sayanlar da vardýr. Dinsel bir yas pratiði olduðu için bunun günahýnýn affedileceði yönünde bir inanç olsa da, bu tür bir inancýn dinsel açýdan onaylanmadýðý anlaþýlmaktadýr. Bu, sadece eskiden kalan bir adettir ve eski önemini yitirmiþtir. Görüþülenlerden (H.A.), " insanlarýn baþ vurarak yas tutmalarý ve bu yolla kendilerine zarar vermeleri günah mý*" sorumuza þöyle cevap vermiþtir: Dinimizce insanlarýn bedenlerine zarar vermeleri, kendilerine acý vermeleri tabii ki günahtýr. Kiþi, bunu yaparken kendinse acý vermek amacýyla yapýyorsa, bu günah ve yasaktýr. Fakat Hz.Hüseyin'in þahadetinin acýsýný hissetmek için yas maksadýyla yaparsa, kendisine zarar vermediði sürece günah olmaz. Zaten, insanlar bunu, kendilerine zarar vermek ve acý duymak için yapmýyorlar. Bu, Hz. Hüseyin'e duyulan sevgiden kaynaklanýyor. Ýnsanlar, milyonda birini olsun, kendi kalplerinde hissetmek gayesinde bu tür bir yola baþvurmaktadýrlar. Genel olarak zincir ve baþvurma biçimindeki yas davranýþlarý sembolik þeylerdir ve yaþlý kesimin yas için en uygun eylemleri bunlar olduðunu savunmaktadýrlar. Günümüzde daha çok sine vurmakta ve bunu bütün halk iþtirak etmektedir. Bunlarýn yanýnda ilahiler söylenmekte bu ilahiler eþliðinde göðüslere vurulmaktadýr. Yas, törenleri "ifade edici" bir nitelik taþýmakta, bu törenlerde kýlýk kýyafet de, yasýn duygusal içeriðini dýþa vuran bir biçim kazanmaktadýr. Burada en fazla göze çarpan, kýlýk kýyafet rengidir. Çeþitli kültürlerde "yas" a eþlik eden duygularý, hangi rengin ifade ettiði konusunda farklý anlayýþlar söz konusudur. Örneðin Çin kültüründe, yas rengi olarak beyaz renk kullanýlmaktadýr. Genel olarak ülkemizde "karalar baðlamak", "karalara bürünmek" gibi deyimlerde dile getirildiði üzere, yas rengi olarak siyah renk kullanýlmaktadýr. Iðdýr yöresinde de, Muharrem ayýnda yas kýyafeti olarak siyah kýyafetler giyilmektedir. "Muharremlik ayý" matem, yas ayý olduðu için bu ayda yeni bir giysi giyilmez. Giyilen þeylerin matem havasý taþýmasýna dikkat edilir. Her ne kadar, yasý en iyi ifade eden renk siyah olarak kabul edilirse de, Muharrem ayýnda, sadece siyah renk giyilmesini emreden, ya da baþka bir rengin giyilmesini yasaklayan bir norm yoktur. Ancak yine de, kýlýk kýyafet aracýlýðýyla yas ifadesinde ideal renk olan siyahýn kullanýlmasý, dinsel bir zorunluluk olmadýðý halde, fiili bir norm oluþturmaktadýr. Ýnsanlar bunu kendi istekleriyle yaparlar. Bu artýk gelenek halini almýþtýr. Kimi insanlar vardýr ki iki ay boyunca üstünden siyah kýyafetleri çýkarmazlar. Bunun yanýnda farklý renkler de giyilebilmektedir. Siyah renk kýyafet, sadece Muharrem ayýnda Hz.Hüseyin'in þahadeti için tutulan kolektif yasa özgü deðildir. Bir yakýnýný yada sevdiði bir kiþiyi kaybeden kimse, bu özel matem durumun da siyah kýyafete bürünerek dýþa vurur. Muharrem ayý ve Aþura konusunda, Ýslam dininde genel olarak bütün mezheplerde kabul görmüþ olmasa da, Caferi mezhebi mensuplarýnýn kendi örflerine göre uyduklarý bir takým yasaklar vardýr. Bunlar genel olarak "örf" biçiminde nitelememizin nedeni, bir kýsmý mezhep normlarýyla ilgili olsa da, halkýn hayatýnda bu normlarý, bazýsý "batýl" kategorisinde yer alabilecek yani dinsel dayanaðý
aðuçan
31-12-2006, 03:02 PM
http://www.yesiligdir.com/modules.php?name=News&file=article&sid=1638
adlý siteden alýntýdýr...
ugurkarakoc
01-01-2007, 11:25 AM
eyvallah can +rep kalmadý kusura bakma :)
vBulletin® v3.6.5, Copyright ©2000-2009, Jelsoft Enterprises Ltd.