tarık
16-09-2006, 11:45 PM
Dünyada ve Türkiye de bu günkü ismiyle“Aleviliğe” “Batınilik”, “Işık yolu” ve “Alevilik” gibi isimler verilmiştir. Alevi ozanlarına da 17. yüzyıldan önce “ışık” sonra ise “âşık” denilmiştir. Bu kavramların içi “Alevilerin” kendileri tarafından doldurulmuş değildir. Kavramların içi daha çok egemen-devlet tarihçileri tarafından doldurulmuştur. Bu kavramlarla ilgili tanımlamalar da onlar tarafından yapılmıştır. Dolayısıyla bunları incelerken çok daha dikkatli olunması gerekmektedir. Bu gün Dünyada ve Türkiye’de Ailevi’liğe çeşitli yaklaşımlar vardır. Aynı zamanda bu mücadeleye önderlik etmiş Batini okullarda yetişmiş örenciler ile yetişmemiş öğrenciler de bilinçli veya bilinçsiz olarak birbiriyle karıştırılmaktadır.
Bu çarpıtmalardan birisi Alevileri İslam’ın bir mezhebi olarak adlandırmalarıdır. Yine dinle bağlantılı olarak Aleviliği tek tanrılı dinlerin kaynağı olarak gören teolojik yaklaşımdır. İkincisi ise Aleviliği Türklüğe veya Kürtlüğe indirgeyen milliyetçi yaklaşımlardır. Üçüncü olarak Aleviliği komünar toplum biçimi ve sınıfsal zeminden kopartarak kültür veya felsefi bir eğilim olarak gören yaklaşımdır.Tüm bunları göz önüne alırsak tarih bize yani alevi gencliğinin omuzlarına hayli yük bindirmiştir.biz kendimizi anlatmalıyızki hakkımızda atıp tutan yobazlar utana..tarih zaten onları hiç birzaman affetmeyecek..
Bu çarpıtmalardan birisi Alevileri İslam’ın bir mezhebi olarak adlandırmalarıdır. Yine dinle bağlantılı olarak Aleviliği tek tanrılı dinlerin kaynağı olarak gören teolojik yaklaşımdır. İkincisi ise Aleviliği Türklüğe veya Kürtlüğe indirgeyen milliyetçi yaklaşımlardır. Üçüncü olarak Aleviliği komünar toplum biçimi ve sınıfsal zeminden kopartarak kültür veya felsefi bir eğilim olarak gören yaklaşımdır.Tüm bunları göz önüne alırsak tarih bize yani alevi gencliğinin omuzlarına hayli yük bindirmiştir.biz kendimizi anlatmalıyızki hakkımızda atıp tutan yobazlar utana..tarih zaten onları hiç birzaman affetmeyecek..