PDA

: Musahiplik


yolcu_58
11-09-2006, 08:07 AM
Musahiplik
Musahipliğin temeli dayanışma ve paylaşmaya dayanır. Musahiplik Alevi inancının en önemli kurumlarından biridir. Musahiplik arkadaşlık ötesi bir birlikteliktir.
Musahipler arasında ayrı gayrı bulunmaz. Bir kişi musahibinin evine istediği zaman gider. Babailerin deyimiyle "musahipler yarin al yanağından gayrı her şeyde ve yerde ortaklardır". Yine meşhur bir Alevi deyimiyle "musahip musahibini ateşten alandır". Musahiplik zordur, zor olduğu kadar da şereflidir. Musahiplik günümüzdeki anlamıyla "sigorta"dır. Musahipliğin tarihçesi Hz. Muhammed’in hicretinin birinci yılında Müslümanların sayısının çoğalmasıyla geliştirdiği bir birlikteliktir. Musahiplik Kuran-ı Kerim’in şu ayetleriyle açıklanmıştır:
Enfal suresi ayet 72-73, "Onlar ki inanıp hicret ettiler ve mallarıyla canlarıyla Allah yolunda savaştılar ve onlar ki (hicret edenleri) barındırıp yardımda bulundular, işte bunlar, birbirilerinin dostu ve yarıdırlar .
İnkâr edip küfre sapanlar ise birbirilerinin yarıdırlar. Eğer böyle yapmaz (birbirinize dost ve yakın olmaz) sanız, yeryüzünde bir fitne ve büyük bir fesat meydana gelir".
Bu ayetlerle Hz. Muhammed hicret edenleri ve hicret edenleri kabul edenleri birbirine kardeş yaptı. Aleviler bu doğrultuda bunu geliştirdiler.
Musahiplik bazılarının belirttiği gibi tarihte kalan bir kurum değildir. Musahipliğe insanların günümüzde daha çok ihtiyaçları vardır. Çünkü insanlar tarihte olduğu gibi günümüzde de düşünsel ve yaşamsal sorunlarla boğuşmaktalar. İşte bu boğuşmayı kazanmak için insanların musahiplere ihtiyacı vardır. Beraberliğe, kardeşliğe, paylaşmaya ihtiyacı vardır.




arkadaslar bu biraz tanisalim bölümüne uycak ama merak ediyorum, musahipiniz varmi? yapicaniz yorumlara eklerseniz sevinirim...

aliekber
11-09-2006, 08:13 AM
Paylaşımın için sağolasın yolcu

Bencede müsaiplik çok önemli bir kurumdur ama günümüzde makamını yitirme yolunda gibime geliyor, bu aslında acı bir durum...

yolcu_58
08-10-2006, 11:42 AM
Bir kimse birisiyle müsahip olalım dese bir Pire veya Rahbere varmasa ve kurbanı kesilip hutbesi okunmasa on*ların müsahibliği caiz değildir. Onların müsahiblikleri yaban*da Ölmüş hayvanatın etini yemiş gibidir. Gerçek müsahiblik Pirine ve Rahberine varıp yolun tevbe telkinini kabul eder boynuna tığı bend ve beline kemerbest bağlanır hutbeleri oku*nur kurbanları kesilir o zaman müsahiblikleri kabullenmiş olur. Ve yılda bîr kerre görülmeleri gerekir.

Pire ve Rahbere varmayınca yola girilemez. Yola girme*yince Hakka varılamaz. Çünkü ruzi mahşer günü Hz. Resulü Ekrem yeşil Alemi (sancağı) kaldırdığı zaman Pir ve Rahber yani Muhammed'le Ali önü sıra gitse gerektir. Onların vasıta-siyle yargılanır.
, Ey müminler, şeriatta günah Allahu Taalanın menettiği, tarikatta günah bütün günahlardan temizlenmektir. Marifette günahı, idrâk etmektir. Hakikatta bütün günahlardan gafil ol*mamaktır. Bunu herkesin bilmesi gerekir. İmama Cafer haz*retleri buyurur kî bir talip evliyanın erkânını yerine getir*mezse Allah Peygamber, ondan bizar olurlar. Talip olan kim*se bütün bed fiilleri terk edip evliyayı hazır görmek gerektir. Evliyanın hakkı odur ki günde bin kerre talibin gönlüne nazar ede. Zirai Hak Taala kulun gönlünde bir lehze hali değildir. Nitekim buyurmuştur: «Vücuhun yevme izin naziretün ila rab-fciha r.aziretün» insanın kalbi pak olmazsa Allah o kuldan bizar olur. Bir talip Evliya halkasından dışarı bir kez nazar eylese onu cemaattan ayırmak lâzımdır. Allah buyurmuştur getirse Evliya doğuda olsa bile kendisi batıda olsa onun ima*nını şeytan şerrinden korur.

Evliyanın yetmiş iki makamı vardır. Yetmişi Evliyaya aittir, ikisi talibe aittir. Bu da inanıp kanmaktır. Talip bu ikisini yerine getirirse, yetmişi yerine getiren Evliya gibidir. Bu iki makam biri evliyaya vefa kılmıştır, diğeri tasdik kalp ölmektir. Bir talip tasdiki kalp olmazsa Evliya düşmanıdır. Bu gibi taliplerin üç musibeti vardır. Biri yalan söylemek, biri gaybet etmek ve biri Evliyayı gönlünden çıkarmaktır. Bu fiilleri yapan talip ne kadar sevap işlerse işlesin Hak katında kabul olmaz. Nihayet İmansız gider.
Cemde oturan bir talibden bir tercüman istense o da ver*mezse onunla muhabbet etmek haramdır. Çünkü halka Evli*yanın korusudur. Her kim Evliya korusunda olsa o talip Evli*yanın olur. Her kim o koruda malını canını verse şehit olur Evliya yerine kadem basar. Bir sohbet esnasında birinden bir tercüman talep edilse bunu birbirine nisbet etmiyeler, eğer nisbet ederlerse o lokma haramdır. Bir talip münafık avratına meyl eylese o talibden Allah bizar olur. Her kim bu emir*leri tutarsa dünya ve ahiret korkusundan emin olur. Ve her kim bu emirleri bilip de tutmazsa yol düşmanıdır. Talibler ayrı oturmiyeler. Bir araya gelip Hak kelâmı konuşalar. Her gün hiç olmazsa bir duvazdeyi imam söyliyeler. imam hazret*leri buyurur ki sofuluğun üç sünneti vardır. 1 kalbinde ada*vet taşımamalı, 2 küfür kelâm gibi şeylerden sakınmak, 3 ta-libler birlikte oturup Hak muhabbeti edeler. Bunları yapmı-yana sofu demek caiz değildir.

Hz'. Muhammed buyurmuştur. Pirlik eden zat Evliyanın yolunda hiç bir kusur işlememesi gerekir. Ve tariki Evliyanın bütün ahkâmını farzını ve sünnetini bilmesi ve soyu Muham-medle Ali'nin soyundan olması gerektir. Bu vasıflar kendisin*de bulunmazsa Pir ve Rahber olamaz.

Hal ehlinin makamı dörttür.
Evvel şariat,
2 tarikat,
3 marifet
ve hakikattir.
Şeriat avam için, tarikat ibtida için 3 mari*fet

yolcu_58
08-10-2006, 11:43 AM
Meâriç suresi ayet 32. «Onlar emanetlerine ve sözlerine riayet ederler. 33. Şahitliklerini doğru yaparlar, 34. Dualarına devam ederler. 35. İşte cennettte ağırlanan onlardır.» Bundan başka sureyi müminun Ayet
1.İnananlar (Müminler) muradlarına ermişlerdir kurtulmuşlardır.
2. Onlar dualarını huşu içinde yaparlar.
3. Onlar boş laflardan ve faydasız şeylerden yüz çevirirler.
4. Onlar zekâtlarını verirler.
5. Onlar eşleri ve cariyeleri hariç,
6. Onlar ırzlarını herkesten korurlar.
7. O halde bunun ötesinde bir şey istiyenler haddi asanlardır.
8. Onlar, emanetlerine ve sözlerine riayet ederler.
9. Onlar, dualarını gizlerler.
10. İşte onlar ebediyen kalacakları firdevs cennetine.
11. Varis olan mirasçılardır» buyuruyor.
Ey müminler Cenabı Hak sizleri bu kadar sevmiş ki sizleri firdevs cennetiyle mükâfatlandırıyor. Bizde çalışalım mümin olalım. Allahın bin bir adının biri de mümindir .Eline, diline, beline hâkim olanlar mümindirler.

astokomlu
08-10-2006, 12:32 PM
sayın can kendi açtığın konunun aynı başlıkda benzerini açıyorsun.. lütfen daha dikkali olunuz..