Kızılırmak_
04-12-2006, 03:27 AM
28 Kasim 2006
Dersim katliamı’nın 68. yıldönümü dolayısıyla Berlin’de bir anma etkinliği düzenlendi. Katliamı anlatan sinevizyon gösteriminin yapıldığı etkinlikte, tanıklar ve araştırmacılar konuştu.
Dersim’de 1938 yılında binlerce kişinin öldürülmesiyle sonuçlanan katliam yıldönümü nedeniyle, Berlin’de faaliyet yürüten Anadolu Alevileri Kültür Merkezi Cemevi (AAKM) tarafından “68. Yılında Dersim Katliamı” sloganıyla bir anma etkinliği düzenlendi. Önceki gün dernek binasında yapılan anma etkinliğine, aralarında birçok kurum temsilcisinin de bulunduğu, 200 civarında kişi katıldı. Etkinlik, 38 katliamını anlatan bir sinevizyon gösterimiyle başladı. İzlenen sinevizyonun ardından, tanıklar ve araştırmacılar katliamı anlattı.
Moderatörlüğünü dernek başkanı Metin Mat’ın yaptığı seminere, araştırmacı-yazar Mehmet Bayrak, sanatçı Kemal Kahraman, katliamın tanığı Mahmut Yıldız ve mağduru Seyid Ali Çiçek katıldı. Tanıkların yaptığı konuşmalar esnasında salonda oldukça duygulu anlar yaşandı.
‘Amacımız katliamı gündeme taşımak’
Seminerin açılış konuşmasını yapan dernek başkanı Mat, amaçlarının bu katliamı gündeme getirmek olduğunu belirterek, “biz öldürüldük, dışlandık, hor görüldük ve hala bu uygulamalarla karşı karşıya kalıyoruz. Amacımız kimseye kin beslemek değil, yanlızca bir gerçeği ve tarihi gün yüzüne çıkarmaktır. Bunu her tarafta tartışmaktır” dedi.
Katliamın tanığı olan Mahmut Yıldız da, “38 katliamın acısı içimizde alev alev yanıyor” diyerek konuşmasına başladı. Yıldız, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ordu niye o insanları katletti merak ediyoruz. Gençlerimiz bize soruyor. Cevap veremiyoruz. Biz de, bilmiyoruz. Suçumuz neydi. Biz o dağlar da yıllarca perişan kaldık. Ekmek bulamıyorduk. Biz Dersim halkı olarak o katliamı ve soykırımı hak etmedik. İnsanları köylerden toplayıp, dere kenarına getirerek kurşuna dizdiler. Munzur deresi kan akıyordu. Su cesetlerle doluydu.”
Sürgünde doğduğunu belirten Seyid Ali Çiçek de, “ailemiz katliam öncesi sürgün edilmişti. Ben Ayvalık’ta doğdum. Diğer akrabalarımızın her biri başka tarafa gönderildi. Tam anlamıyla tarifi imkansız acılar vardı. Katliamdan sonra tekrar Desim’e gittik. Orada yaşam adeta felç olmuştu” diyerek, o günleri anlattı.
Araştırmacı- yazar Mehmet Bayrak ise Dersim katliamını anlamak için Nuri Dersimi’nin kitaplarını okumak gerektiğini vurguladı.
Birçok çevrenin “katliamda Atatürk’ün haberi yoktu” sözlerine sert eleştirilerde bulunan Mehmet Bayraktar, “bunlar hepsi yalan. Sabiha Gökçen’in itirafları var. ‘Atatürk’le Bir Ömür Böyle Geçti’ isilmi kitapta, kendisi her şeyi anlatıyor. Dersim’in nasıl vurulduğunu anlatıyor. Buna fotoğraflar da eşlik ediyor. Dersim’e gidip, bombalayan kadın bunları yazıyor. Atatürk’ün rolünü de anlatıyor. Ama biz ne yapıyoruz? ‘Atatürk’ün haberi yoktu’ gibi söylemler söylüyoruz. Bunlar gerçekçi değil. Devletin kendi belgeleri var” diye konuştu.
‘Katliam planını yapan Atatürktür’
Dersim’de yapılanların kendiliğinden gelişmediğini anımsatan Bayrak, “bu katliamı anlatan somut belgeler var. Bunlar her tarafta yazılıyor. Katliamdan 4-5 yıl öncesinden bunun planları yapılıyor. O günün belgeleri var. Belgelerde şunlar yazılıyor: ‘Son çıban olan Dersim’in kazılması gerekir.’ Onun için hangi bölgelerde, saldırı olacağı, askeri birliklerin nerede konumlandırılacağı ve sürgün edilen ailelerin nerelere gönderileceğinin belgeleri var” dedi.
Atatürk Dersim harekatına ilişkin bir plan yaptığını da iddia eden Bayrak, “Bu belge bugün Trabzon’da müze olarak kullanılan evinde sergileniyor. Atatürk ölmeden 9 gün önce de, mecliste okunmak üzere Celal Bayar aracılığıyla bir mesaj gönderiyor. Mesajda şunlar yer alıyor: ‘Uzun yıllardan beri süre gelen ve zaman zaman gergin şekil alan Tunceli’deki toplu haydutluk olayları belli bir çalışma programı içinde kısa sürede ortada kaldırılmış. Bölge de, bu tür olaylar tekrarlanmamak üzere tarihe aktarılmıştır. Bunlar somut olan şeylerdir. Herkesin bunları anlaması gerekiyor.”
Sanatçı Kemal Kahraman da, konuşmasında bölgede yaşanan acıları anlattı.
ALİ GÜLER
BERLİN
Dersim katliamı’nın 68. yıldönümü dolayısıyla Berlin’de bir anma etkinliği düzenlendi. Katliamı anlatan sinevizyon gösteriminin yapıldığı etkinlikte, tanıklar ve araştırmacılar konuştu.
Dersim’de 1938 yılında binlerce kişinin öldürülmesiyle sonuçlanan katliam yıldönümü nedeniyle, Berlin’de faaliyet yürüten Anadolu Alevileri Kültür Merkezi Cemevi (AAKM) tarafından “68. Yılında Dersim Katliamı” sloganıyla bir anma etkinliği düzenlendi. Önceki gün dernek binasında yapılan anma etkinliğine, aralarında birçok kurum temsilcisinin de bulunduğu, 200 civarında kişi katıldı. Etkinlik, 38 katliamını anlatan bir sinevizyon gösterimiyle başladı. İzlenen sinevizyonun ardından, tanıklar ve araştırmacılar katliamı anlattı.
Moderatörlüğünü dernek başkanı Metin Mat’ın yaptığı seminere, araştırmacı-yazar Mehmet Bayrak, sanatçı Kemal Kahraman, katliamın tanığı Mahmut Yıldız ve mağduru Seyid Ali Çiçek katıldı. Tanıkların yaptığı konuşmalar esnasında salonda oldukça duygulu anlar yaşandı.
‘Amacımız katliamı gündeme taşımak’
Seminerin açılış konuşmasını yapan dernek başkanı Mat, amaçlarının bu katliamı gündeme getirmek olduğunu belirterek, “biz öldürüldük, dışlandık, hor görüldük ve hala bu uygulamalarla karşı karşıya kalıyoruz. Amacımız kimseye kin beslemek değil, yanlızca bir gerçeği ve tarihi gün yüzüne çıkarmaktır. Bunu her tarafta tartışmaktır” dedi.
Katliamın tanığı olan Mahmut Yıldız da, “38 katliamın acısı içimizde alev alev yanıyor” diyerek konuşmasına başladı. Yıldız, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ordu niye o insanları katletti merak ediyoruz. Gençlerimiz bize soruyor. Cevap veremiyoruz. Biz de, bilmiyoruz. Suçumuz neydi. Biz o dağlar da yıllarca perişan kaldık. Ekmek bulamıyorduk. Biz Dersim halkı olarak o katliamı ve soykırımı hak etmedik. İnsanları köylerden toplayıp, dere kenarına getirerek kurşuna dizdiler. Munzur deresi kan akıyordu. Su cesetlerle doluydu.”
Sürgünde doğduğunu belirten Seyid Ali Çiçek de, “ailemiz katliam öncesi sürgün edilmişti. Ben Ayvalık’ta doğdum. Diğer akrabalarımızın her biri başka tarafa gönderildi. Tam anlamıyla tarifi imkansız acılar vardı. Katliamdan sonra tekrar Desim’e gittik. Orada yaşam adeta felç olmuştu” diyerek, o günleri anlattı.
Araştırmacı- yazar Mehmet Bayrak ise Dersim katliamını anlamak için Nuri Dersimi’nin kitaplarını okumak gerektiğini vurguladı.
Birçok çevrenin “katliamda Atatürk’ün haberi yoktu” sözlerine sert eleştirilerde bulunan Mehmet Bayraktar, “bunlar hepsi yalan. Sabiha Gökçen’in itirafları var. ‘Atatürk’le Bir Ömür Böyle Geçti’ isilmi kitapta, kendisi her şeyi anlatıyor. Dersim’in nasıl vurulduğunu anlatıyor. Buna fotoğraflar da eşlik ediyor. Dersim’e gidip, bombalayan kadın bunları yazıyor. Atatürk’ün rolünü de anlatıyor. Ama biz ne yapıyoruz? ‘Atatürk’ün haberi yoktu’ gibi söylemler söylüyoruz. Bunlar gerçekçi değil. Devletin kendi belgeleri var” diye konuştu.
‘Katliam planını yapan Atatürktür’
Dersim’de yapılanların kendiliğinden gelişmediğini anımsatan Bayrak, “bu katliamı anlatan somut belgeler var. Bunlar her tarafta yazılıyor. Katliamdan 4-5 yıl öncesinden bunun planları yapılıyor. O günün belgeleri var. Belgelerde şunlar yazılıyor: ‘Son çıban olan Dersim’in kazılması gerekir.’ Onun için hangi bölgelerde, saldırı olacağı, askeri birliklerin nerede konumlandırılacağı ve sürgün edilen ailelerin nerelere gönderileceğinin belgeleri var” dedi.
Atatürk Dersim harekatına ilişkin bir plan yaptığını da iddia eden Bayrak, “Bu belge bugün Trabzon’da müze olarak kullanılan evinde sergileniyor. Atatürk ölmeden 9 gün önce de, mecliste okunmak üzere Celal Bayar aracılığıyla bir mesaj gönderiyor. Mesajda şunlar yer alıyor: ‘Uzun yıllardan beri süre gelen ve zaman zaman gergin şekil alan Tunceli’deki toplu haydutluk olayları belli bir çalışma programı içinde kısa sürede ortada kaldırılmış. Bölge de, bu tür olaylar tekrarlanmamak üzere tarihe aktarılmıştır. Bunlar somut olan şeylerdir. Herkesin bunları anlaması gerekiyor.”
Sanatçı Kemal Kahraman da, konuşmasında bölgede yaşanan acıları anlattı.
ALİ GÜLER
BERLİN