BaRaN_62_
15-09-2006, 03:34 AM
Günümüz Aleviliğinin en temel sorunu Asimilasyondur. Aleviler üzerinde yaşanan Sünnileştirme ya da Şiileştirme çalışmaları her zamankinden daha fazla yürütülmektedir. Okullarda verilen din dersleri, Devletin Cem Evlerini ibadethane olarak kabul etmemesi, Alevi Köylerine zorla yapılan camiler, Alevi Köylerinde bulunan İmamlar, Devletin yasalarında yer alan ve Alevilerce hakaret olarak kabul edilen yakıştırmalar asimilasyon çalışmalarına hizmet eden konu başlıklarıdır. Bunlara ilaveten olarak Alevi kurumlarının bizzat kendilerinin yaptığı asimilasyonlar ; bazı cem evlerindeki kuran kursları, birçok cem evindeki cenaze hizmetleri ve Dede ya da cenaze görevlilerinin kıyafetleri, Kentlerdeki Cem Evlerinde yapılan ve sonradan uydurulan cem uygulamaları (Cem de kuran okunması, Cem Evlerinde haremlik selamlık uygulamalar, ramazan bayram cemi v.b.)
Günümüz Aleviliğinin en temel sorunlarından birisi de eğitimli Dede yetiştirmek ve kadrosuzluktur.
AKP’ nin Alevi’ ye, Yahudi’ye ve Hıristiyan’a Baktığı Kadar Bakmasını İstiyoruz.
Bu sözleri AKP nin bir Belediye Başkan adayına söylediğim zaman oldukça şaşırmış ve şaşkın şaşkın suratıma bakmıştı. AKP tabanının Siyonist tehlike olarak gördüğü Yahudiler bile Alevilerden daha makbuldür onlara göre. Bu sözleri sarf ettiğim zaman henüz bir hafta önce gazetelere manşet olan ‘’Sinagog ‘ un Elektrik ve Su parası Devletten’’ haberi yoktu, ama Devletin ibadethane tarifinde ‘’Cami,mescit,sinagog,havra,kilise vardı da Cem Evi yoktu.
Yani mecliste çoğunluğa sahip AKP Yahudi Toplumunun ibadethanesi olan Sinagog ‘ u ibadethane olarak kabul ediyor, onların elektrik ve su masraflarını karşılıyor ve Alevi Toplumunun ibadethanesi olan Cem Evini ibadethane olarak kabul etmiyor. (Tabi sözümüz Yahudi toplumuna değildir. Onlar Anayasal haklarını alıyorlar)
Bu durumda şu gerçek ortaya çıkıyor ki Türkiye Cumhuriyetinin asli kurucu unsurlarından olan Alevi Toplumu 25 milyon nüfusuyla bu topraklarda halen Osmanlı’ da olduğu gibi ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmektedir. Bu durumu düzeltmek tabi ki meclisin işidir. Bu görev de şimdilerde AKP nin işidir.
Sayın Başbakanı eskilerde olduğu gibi ‘’ Ali yi sevmek Alevilikse ben en iyi Aleviyim’’ gibi sözlerle bizleri geçiştireceğine bu gerçeği görmeye davet ediyoruz. Alevi olmak Ali ‘ yi sevmekle başlamadığı gibi Ali ‘ yi sevmekle de bitmez. Biz sayın Başbakan’ dan Alevi olmasını beklemiyoruz.
Sonuç Olarak ;
Kendisini İslam’ın içinde gören Alevilerin dediği gibi
İslamiyet ;
1)İnanç önderi olarak Dede yi kabul ediyorsa,
2)İbadethane olarak Cem evini kabul ediyorsa
3)İbadet olarak Cem ibadetini kabul ediyorsa
4)Pir olarak Hünkar Bektaş Veli’ yi kabul ediyorsa
5)Kadınlı kızlı semahı sadece bir kültürel öğe değil de İnancın bir parçası olarak da kabul ediyorsa,
6)Sazı ibadetin ayrılmaz bir parçası olarak kabul ediyorsa
Bunların yanı sıra,
İslam olmanın gereği olarak bilinen 5 şartın da aslında şart olmadığını kabul ediyorsa, O zaman sorun yok demektir . O zaman Ben de İslam’ım demektir. O zaman, hatta benim Alevilik inancım İslam’ın ta kendisi demektir. Alevilerin ibadet tarzlarının dışındakiler İslam değildir o zaman.
İslam hem öyle hem böyle olamaz, bunlardan birisidir İslam. İşte bu yüzden biz İslam’ın Dışındayız demek zorunda kalıyoruz.
ALİ KENANOĞLU
Günümüz Aleviliğinin en temel sorunlarından birisi de eğitimli Dede yetiştirmek ve kadrosuzluktur.
AKP’ nin Alevi’ ye, Yahudi’ye ve Hıristiyan’a Baktığı Kadar Bakmasını İstiyoruz.
Bu sözleri AKP nin bir Belediye Başkan adayına söylediğim zaman oldukça şaşırmış ve şaşkın şaşkın suratıma bakmıştı. AKP tabanının Siyonist tehlike olarak gördüğü Yahudiler bile Alevilerden daha makbuldür onlara göre. Bu sözleri sarf ettiğim zaman henüz bir hafta önce gazetelere manşet olan ‘’Sinagog ‘ un Elektrik ve Su parası Devletten’’ haberi yoktu, ama Devletin ibadethane tarifinde ‘’Cami,mescit,sinagog,havra,kilise vardı da Cem Evi yoktu.
Yani mecliste çoğunluğa sahip AKP Yahudi Toplumunun ibadethanesi olan Sinagog ‘ u ibadethane olarak kabul ediyor, onların elektrik ve su masraflarını karşılıyor ve Alevi Toplumunun ibadethanesi olan Cem Evini ibadethane olarak kabul etmiyor. (Tabi sözümüz Yahudi toplumuna değildir. Onlar Anayasal haklarını alıyorlar)
Bu durumda şu gerçek ortaya çıkıyor ki Türkiye Cumhuriyetinin asli kurucu unsurlarından olan Alevi Toplumu 25 milyon nüfusuyla bu topraklarda halen Osmanlı’ da olduğu gibi ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmektedir. Bu durumu düzeltmek tabi ki meclisin işidir. Bu görev de şimdilerde AKP nin işidir.
Sayın Başbakanı eskilerde olduğu gibi ‘’ Ali yi sevmek Alevilikse ben en iyi Aleviyim’’ gibi sözlerle bizleri geçiştireceğine bu gerçeği görmeye davet ediyoruz. Alevi olmak Ali ‘ yi sevmekle başlamadığı gibi Ali ‘ yi sevmekle de bitmez. Biz sayın Başbakan’ dan Alevi olmasını beklemiyoruz.
Sonuç Olarak ;
Kendisini İslam’ın içinde gören Alevilerin dediği gibi
İslamiyet ;
1)İnanç önderi olarak Dede yi kabul ediyorsa,
2)İbadethane olarak Cem evini kabul ediyorsa
3)İbadet olarak Cem ibadetini kabul ediyorsa
4)Pir olarak Hünkar Bektaş Veli’ yi kabul ediyorsa
5)Kadınlı kızlı semahı sadece bir kültürel öğe değil de İnancın bir parçası olarak da kabul ediyorsa,
6)Sazı ibadetin ayrılmaz bir parçası olarak kabul ediyorsa
Bunların yanı sıra,
İslam olmanın gereği olarak bilinen 5 şartın da aslında şart olmadığını kabul ediyorsa, O zaman sorun yok demektir . O zaman Ben de İslam’ım demektir. O zaman, hatta benim Alevilik inancım İslam’ın ta kendisi demektir. Alevilerin ibadet tarzlarının dışındakiler İslam değildir o zaman.
İslam hem öyle hem böyle olamaz, bunlardan birisidir İslam. İşte bu yüzden biz İslam’ın Dışındayız demek zorunda kalıyoruz.
ALİ KENANOĞLU